Kategori: M Fuar

2016 Motobike Expo

 
 
 
2017 Motosiklet Fuarı resmi adı ile Moto Bike Expo CNR’da 25 2- Şubat tarihleri arasında yapıldı. EMOK her sene olduğu gibi orta holde yerini aldı.  Dostlar ile bir araya gelmek için iyi bir fırsat oldu. 
Gelelim fuar izlenimlerime.  Genel olarak bakar isek markalar yeni ürünleri ile fuarda idiler.  Alt katta da her zaman olduğu gibi satış yapan firmalar vardı.  Ziyaretçi ilgisi üst seviyede idi.  Geçen yıllar içinde motosiklet olgusu gittikçe yerleşiyor.  Umarım bilinçli kullanım ve motor tercihleri ile yollarda daha çok iki teker görmek kısmet olur.
Fuarı stand stand gezmedim.  Beni ilgilendiren motorlara ve ürünlere yöneldim. Dediğim gibi ülkemizde bu kadar çok modelin bulunması bizler için şans. Vergiler ve dövizdeki artış fiyatlara yansıyor;  doğru.  Buna karşın kredi seçenekleri ile istediğiniz motoru alma şansı da artıyor.  Fuarda bu yönde banka standları da vardı.  Bir diğer konu ise, motosiklet ceket değiştirir gibi alınıp satılacak bir ürün değil.  Önce ne istediğini bilecek sonra ona ulaşmak için bütçe yapacak para biriktireceksin.  Ki bir kıymeti olsun. 
 
 
Cumartesi sabahı açılış ile birlikte fuara girdim ve direkt Honda standına gittim.  Geçen yıllarda açıkça pas geçtiğim Honda bu sefer yeni Africa Twin’i sergiliyordu.  Hem de 4 farklı renk ve aksesuar paketi ile tam 13 sene bekledikten sonra.  Test eden arkadaşların ve dergilerin yazdıkları ise son derece olumlu.  Ben bunları tekrar etmeyeceğim.  Youtube üzerinden girip aratın, sizdekendi görüşünüzü oluşturun.
Benim ilk izlenimlerim dengeli kompakt olduğu.  Ön amortisörler olması gerektiği gibi ayarlanabilir.  Gidon kalından inceye doğru ve dandik nikelajlı değil.  Ön teker açısı, akslar arası mesafe güzel.   Ön cam üzerinde çalışılmış.  Ve DCT çok ama çok enteresan.  Bunları test etmek ve pratikte motor nasıl anlamak lazım.   Önümüzdeki hafta test ettikten sonra daha detaylı yazarım, ama yeni Africa Twin beni motor değiştirmeye ikna edebilir, o kadar diyeyim.
 
KORLAS:  Tebrik etmek lazım, neden?  Öncelikle Triumph,  Ducati, MV Augusta gibi 3 iddialı markayı bu kadar geniş bir ürün gamı ile fuara getirdikleri için.  Fiyatları hele Triumph için cazip seviyede tuttukları için.  Ve MV AUGUSTA Turismo Veloce’yi getirdikleri için.  Suzuki günlerinden tanıdığımız Ali’den detaylı bilgileri aldık.  Eğer asfalt ağırlıklı hafif ama seri ve son derece şık bir motor istiyorsanız 3 silindirli Turismo Veloce’ye bakın.  Nerde ise rakipsiz.
TriumphTiger Serisi farklı versiyonları ile fuarda idi.  800 serisi bence en mantıklı ve kullanışlı model.  Motor sağlam ve güç ağırlık oranı güzel.  1200’e göre hafif olması en büyük avantajı.  1200 güçlü ama ağır ve doğal olarak pahalı.  Her 2 model de gezi kamp ve toprak patika sürüşler için nefis.   3 silindirli motorun sunduğu lineer tork eğrisini de unutmamak lazım.  Standda amiral gemisi Trophy’de vardı.  Bugüne dek hiç binmedim ama genelde testler ve izlenimler pozitif.  O seviyede bir makine için fiyatı uygun.  Uzun yol ve özellikle Avrupa seyahati düşünenlerin bakması gereken bir model.  
Triumph’un 2 silindirli klasik motorları da 5 farklı model ile fuarda idi.  Nefis makineler.  Speed master bonny, klasik tarz sevenler için düşünülebilir.  Fuarda bu sınıfda benim dikkatimi çeken diğer motorlar ise BMW 90T(ve saçma sapan fiyatı),  Motoguzzi, Kawasaki W800, ve tabi Royal Enfield.
Ducati cephesinde ise Panigale, 990’lar, Mulitstrada’nın farklı versiyonları yer almışlar.  Enteresan olan Diavel.  Bildiğim kadarı ile Ducati bu motoru Harley’e rakip olarak düşündü.  Veya Chopper Cruiser  severlere farklı bir yaklaşım ile bu motoru tasarladı.  Benim bu sınıf ile ilgim olmasa da Ducati’yi yenilikçi yaklaşımı sebebi ile tebrik etmek gerek.  Multistrada çok şık ve güçlü.  Rakibi ise daha çok BMW S1000XR.  Hedefi tur motoru olmak ve az biraz da toprak yol gibi.  Desmo motoru seviyorsanız Korlas’ı ziyaret edin derim.
 
 
Kawasaki ile devam eder isek, standın geçen sene olduğu gibi merkezinde yer alan H2 ilgi odağı idi.  Malum üretilen en güçlü motor vs.   Bu motor ile ilgili bir sürü makale test var.  İlgilenen bakabilir.  (Açık ara en komik test Barkın Bayoğlu’nun Youtube’daki testi).
H2’yi bir kenar kor isek benim ilgimi aşağıdakiler çekti.
Versys 1000, 4 silindirli nefis bir yol motor. 17” jantları ile sağlam 
makinesi ve uygun fiyatı ile orada idi. Genel ürün kalitesi de gayet başarılı.  Spor Touring olarak GTR 1400 hemen yanında yer alıyordu.  Bu 2 modelde çok kullanışlı ve seri makineler.  2 kişi Avrupa turları için mutlaka bakılmalı.  FJR1300 ve BMW GTL 1600, BMW RT, Thropy sınıfında bu makineleri de düşünmek ve değerlendirmek gerekli.
Standında yanında ise klasik W800 vardı.  19” ön jantı ve son derece cazip fiyatı ile. Bu motor 10 yılı aşkındır Avrupa’da satışta.  Gezi de yapılabilecek bir motor.  Çok da şık.
 
Alt katta yılın diğer sürprizi ise Ural ve Royal Enfield markaları ve farklı seçenekleri idi.  Demek ki 60 yıl aynı motoru yaparsanız ve iflas etmezseniz bir şekilde kullanıcı bulabiliyorsunuz.  Motorlar çok farklı ve estetik olarak dikkat çekiciler.  Ural sepetli ve sepetin tekerine giden bir şaft ile 2 teker çekişli.  Ve fakat sepetli motor ile viraj almak ayrı bir teknik.  İstanbul’un kaotik trafiğinde bence tehlikeli.  Fiyatlar ise çok yüksek.  Elde ve sınırlı sayıda imal ediliyor olabilir.  Ama sonuçta eski teknoloji ürünler.  BMW R71’den esinlenen (2. Dünya savaşında Almanya’dan gizlice kaçırılarak!) üretilen makineler bunlar
https://en.wikipedia.org/wiki/IMZ-Ural           
   
Royal Enfield malum lisans ile Hindistan’da  1955 yılında üretime başlıyor.
http://royalenfield.com/aboutus/overview/
İngiltere deki ana firma zaman için iflas ediyor.  Ama Hindistan’da imalat devam ediyor.  Çok şık motorlar getirmişler fuara.  Ve elektrikli start, disk fren (!) gibi özellikleri de eklemişler.  Garajda şık duracak 2. Motor olabilirler.  Çok da farklı oldukları için sohbet başlatma özellikleri var. Ama klasik istiyorsanız bence yukarıda bahsettiğim markalara bakın ve güncel teknolojiye sahip motorları tercih edin.  Özellikle İstanbul trafiğinde frenajı ve amortisörleri en iyi motoru tercih edin derim.  İstanbul dışında daha sakin ve medeni trafiği olan yerlerde (Antalya İzmir ilk aklım gelen yerler) durum farklı olabilir.  Onu da anlayışla karşılarım.
 
Suzuki Doğan Holding ile fuarda idi.  Umarım bir atılım yaparlar.  İşleri zor. Ama bir yerden de başlamaları gerekli. 
 
KTM, geniş ürün gamı ile fuarda idi.  Ben daha çok 2 silindir seyahat makinelerine baktım.  1050’ye koydukları o ön amortisörler hiç olmamış diyerek başlamak isterim.  Whitepower amortisörlerin sahibi olan KTM neden adam gibi ayarlanabilir düzgün amortisörler koymaz anlamak mümkün değil.  1290’a kadar tüm adventure yada macera serisini sergilemişler.  Çantaları ve aksesuarları ile.  Genel olarak fiyatları pahalı.  Ama bunlar iyice düşünülüp alınacak ve uzun yıllar ve uzun seyahatler boyunca binilecek makineler.  Önce test edin derim.  Sonra da bütçe yapın niyetli iseniz.   İyi tarafı seçenek olarak KTM’de Türkiye pazarında aktif.  Biz enduro severler için iyi bir haber.
 
Yamaha bu sene XSR 700’ü tanıttı. Motor Retro ve MT07’de kullanılan makineye sahip.   XSR900’ü ise göremedim.  Zira stand ciddi kalabalık idi.  Tracer gene ilgi odağı, MT09’da.  Tenere bir çok Türk gezgin tarafından farklı coğrafyalarda kullanıldı.  Kendine bir hayran kitlesi de oluşturuyor. FJR balistik füzemiz de orada idi. Yalnız fiyatları ciddi artmış. Geçen seneki cazip fiyatlar kaybolmuş.
 
FERCO geniş bir standda Aprilia Vespa MotoGuzzi’yi tanıtıyordu.  Geniş bir ürün yelpazesi ile.  İlginç bir elektrikli bisiklet te vardı ama bilgi alacak kimseyi bulamadım.
 
Bu noktada bariz bir sorunu yazmak isterim.  Firmalar uzun bacaklı mankenler yerine standda ne sergilendiğini bilen elemanları istihdam etmeliler.  Bunları eğitmeli ve hazırlamalılar.  Zira ciddi para verdikleri fuarda gerçek meraklı potansiyel alıcıları ancak böyle yakalayabilirler.  Neticede sunulan ürünün teknolojisini tasarım kriterlerini anlatmalılar ki verim alsınlar.  Elindeki selfi çubuğu ile bu mankenler ile fotoğraf çektiren yurdum ergenlerinin müşterileri olduğunu ben pek sanmıyorum. 
 
ABD ‘li ve elektrikli motosiklet üreticisi ZERO CYCLES, Antalya’da organize olmuş. ’lı bayileri kanalı ile katılmış idi.
http://www.zeromotorcycles.com.tr/
Firma oldukça iddialı.  Ürünleri gere menzilleri gerekse güçleri çok iyi.  50 Beygirden başlıyor,  fakat esas olay tork değerleri 92NM!  Menzil ise en az 130km,  211km olan versiyonu da var.  Bunu ABD’de kullanan arkadaşım son derece memnun.  Sıfır emisyon, çok düşük şarj bedeli var, ve yıllık MTV YOK! Buna karşın şu an fiyatları 10.000EU’dan başlıyor.  Bu bayağı yüksek.  İlerde üretim adetleri yükselince fiyatlarda düşer ümidindeyim.  Kalabalık şehirlerde sıfır emisyon ile çok güzel bir alternatif.
Meraklısına Indian ve Victory fuarda idi.  Harley Davidson’ı göremedim.   Buna karşın kullanıcı adayı onlarca motosiklet grubu üyesi deri yelekleri ile fuarda idiler.  Belkide hedef kitlelerini bu fuarda görmüyorlar.
Haydi bu kadar yeter.  Tekeriniz düz bassın diyerek bitirelim.

Motosiklet Fuarı 2015

Evet Fuarı en son ve en kalabalık günü olan “Pazar” günü ziyaret edebildim.  Ciddi kalabalık vardı.   Bu sene fuar idaresi giriş yanına yöresine yalnız motosikletlerin park etmesine izin vermiş.  Çok da iyi olmuş.

İlk dikkatimi çeken bir çok yeni veya benim yeni duyduğum motosiklet grubu oluşmuş.  Armasını yeleğini yaptıran gruplar halinde fuarı geziyor.  Organize toplum iyidir diyelim

Bu sene katılımcı sayısında da artış olmuş.  Genelde geçiş için boş olan 2 hol arasına (restoranın önü) standlar kurulmuş.  Ve bu sene yeni firmalarda var.

İlk önce nihayet KAWASAKİ bu sene fuara bolca motor seçeneği ile katılmış.  En ortada döne bir platform üzerinde NINJA H2 yerini almış.  210 beygir gücü ile sınırları zorlayan H2 çok şık.  Kafa granajı farklı.  Birde H2R var.  Turbo ve 320 beygir!!!  
Fikir vermesi açısından Ninja ZX10 için Barkın Bayoğlu’nun (Altın Elbiseli Adam) yaptığı testin linki aşağıda.  Oldukça eğlenceli bir test.
Barkın Bayoğlu NİNJA ZX10 Testi

Bunun dışında Versys 1000’de stand da idi.  Diğerlerinde olduğu gibi “OTURMAYINIZ” emir kipini içeren yazı da selesinde!  Yurt dışında iyi ve güçlü uzun yol motoru olarak değerlendirilen bu makineyi test etmek lazım.  Tabi test motoru var ise.  14.900 EU fiyat etiketi ile VSTROM 1000’den pahalı.  Ama 4 silindir olması daha yol ağırlıklık olması onu farklı bir kulvara da alabilir.

Bir diğer yakışıklı makine ise klasik retro görünümlü W800.  Yurt dışında uzun süredir satılan bir model.  10.000EU fiyat etiketi var.  Triumph Scrambler’a rakip konumda.

Yamaha Standında en büyük ilgi TRACER 900 üzerinde idi.  MT09 çıktığında çok sükse yapmış ve makul fiyatı ile ilgi çekmişti.  Test notlarımı yazmıştım.  benim çok hoşuma gitmişti.  Şimdi bu güçlü makine ile biraz daha uzun yol, biraz da rüzgar koruma istiyorsanız 34.000TL fuar fiyatı ile Tracer üretilmiş.  Fiyatı çok cazip.  Peki kendisi?  Derli toplu ve hafif bir motor.  Ergonomisi sürücü için güzel.  Arka sele dörtgen şekli ile garip.  (Sele 2 parçadan oluşuyor).  Gösterge yerinde dörtgen LCD blok var.  Deneyip test etmek lazım.  Ama görünen gelen ürünler satılmış ve Nisan ayına dek kuyruk oluşmuş.  Yamaha bir adım önde gibi.

KTM 1190 Adventure nin yanına 2 model daha getirmiş; 1290 ve 1050.   Yani büyük seyahat endurosu sınıfında 3 moelleri var.  Aralarında farklar tabi.  1290 cc 150 üzeri bir motor ile kim ne kadar offroad yapabilir bunu geçiyorum.  Ama KTM çok iddialı çalışıyor.  Şimdi kendilerinden yurt dışında fotoları dolaşan 690 adventure ile yeni 990 adventure modellerini bekliyoruz.

Ducati Korlas ile fuarda bolca motor sergiliyordu.  Benim dikkatimi ilk önce Scrambler çekti.  Pratik hafif ve neşeli bir motor imajı var.  Arka teker ve maşanın sele ile bütünleşmesi çok güzel.  Renkler de öyle.  Ve fakat o didon nedir öyle.  2 ince boru yükseliyor ve yükseliyor.  Daha agresif sert düz bir gidonu tercih ederdim.  Yağ filtresi ise en aşağıya bakıyor.  Darbelere aruz kalırsa sorun olabilir.  Gerçi bu tamamen asfalt için üretilen şehir motoru.  Şık ve moda tasarımı ile (gidon hariç)  takipçi yaratabilir.  Fiyatları Ducati içinde uygun. Standda 1200 Monster da vardı.  Ama benim en çok hoşuma giden Multistrada Piikes Peak oldu.   Evet yeni lansman değil ama ergonometrisi, güçlü motoru ve az da olsa offroad avantajı bence onu en kullanılır motor yapıyor.  Tabi tecrübeli kullanıcılar için.  Zira oldukça güçlü.

Evet İtalyan BENELLI 250 ve 650 naked tarz motorları ile fuarda idi.  Ve INDIAN’da alt katta Hudsan Derinin Mahmutpaşa tarzı ürün satılan büyük standında 2  farklı model ile sergileniyordu.  ABD’de bir ara çok tutulan oldukça eski bir tarihçesi olan Indıan Victory Motorsiklet firması tarafından yeniden hayata döndürüldü.  Bence farklı bir standda tanıtılmalı idi.  Bu tarz motosiklet sevenlerin bakması gereken bir makine de ülkemize bu şekilde giriş yapmış oldu.

Suzuki aynı yerinde DL650 ve DL1000 yanyana idi.  DL650’nin adventure sürümünü de getirmişler DL 650 XT tel jant,  3 çanta motor koruma demiri, karter koruma sis lambası gibi ekstralara sahip.  Fİyatları makul, DL1000 39.950 TL!!!!  Ve oldukça hafif.  1 litre sınıfında Suzuki geçte olsa yeni bir model ile yerini alıyor.  Binip karar vermek lazım.

Triumph bolca model ile sergileniyordu.  Scrambler Thruxton ve bunların varyasyonları yerlerini almışlar.  Yeni Tiger 800’de orada idi.  Tabi 1.200CC ağabeyi de.

Retro Cafe racer’a bir örnekte geçen sene olduğu gibi MotoGuzzi standında idi.

Alt kat satışta yapılan motor aksesuarlarına ayrılmış ve adam almaz durumda idi.  Üst koridorda da Motosiklet klüpleri yerlerini almışlar.  Yeni bir federasyon kurulduğunu duymuştum burada da  gördüm.   Konuşma fırsatım olmadı.  Umarım organize ve faydalı işler yaparlar.

Motosiklet fotoğraflarını ilerde ekleyebilirim ama, Webde zaten her modelin onlarca resmine ulaşmak mümkün diyorum.

Sonuç olarak her günü daha da kalabalık olan fuarın geniş bir motosiklet kullanıcısı kitlesi yaratmasını ümit ediyorum.  Karşılaştığım dostların söylediğini de ekleyelim.  Bu vergi yükleri ile motosiklet fiyatları çok ağır.  MTV ve ÖTV oranlarında indirim gerekiyor.

2014 Motosiklet Fuarı – 2

İzlenimlere devam edelim

Honda
Geniş bir fuar bolca motor ve yoğun ziyaretçi kalabalığı güzeldi.  Ve fakat şu an benim ilgimi çeken hiç bir Honda yok! Dominator, XR650R, XR400R, Africa, Transalp gibi motorları bizlere veren Honda artık %100 asfalt makineler üretiyor.  Africa Twin’i öldürdüler, yetinmeyip Transalp’i de sonsuzluğa uğurladılar.  Yerlerine çıkan Crossrunner (test edip blogda yayınladım) Crostourer asla enduro motor değiller.  Beni heyecanlandırmıyorlar.
Honda Goldwing, yeni modeli F6B ve CTX1300’de orada idiler.  Ve fiyatları da cazip idi, (hele BMW ile kıyaslayınca).  10 sene daha yaşlanınca bu makinelere de bakabilirim diyor geçiyorum.
Racing serisi de orada idi.  Ama bu benim ilgi alanım da değil.
Malesef VFR1200 yoktu.  Artık Türkiye’ye getirilmiyor. Sebebini bilemiyorum ama sürücüsünü sıkmayan, performans ve sürüş konforu veren bu motor yurt dışında gayet güzel yoluna devam ediyor.

Suzuki
Blogu takip edenler hatırlayacaklar uzunca bir süre Suzuki DL1000 Vstrom kullandım. Bu fuarda yeni DL1000 tanıtıldı.  Oturma çok kısa bilgi alma şansım oldu.  En son 2004 yılında yenilenen ve 10 yıla yakın olduğu gibi bırakılan motor yenilenmiş!  Kasa, şasi ve mekanik aksamda yeniden tasarlanmış.  Oturum olarak ergonometrisi hele uzun boylular için çok iyi.  Öne rüzgarlık gaga vs yeni.  Fuarda söylenen yakıt tüketiminin 4.5lt/100km seviyelerine indirildiği idi. Ön jant 19″ ve  Islak ağırlığı 228 kg.  Bu veri Supertenere (265 kg), CrossTourer (275 kg), Tiger 1200 (259 kg) ağırlık değerlerinden çok aşağıda 1200GS (229kg) ile başabaş durumda.  Asfalt ağırlıklı uzun yol makinesi görüntüsünde.  Fiyatı 42.500 gibi bir rakam söylediler. Bu fiyat diğer Japon üreticiler ile aynı seviyede (BMW için ise yorum aşağıda). Alabildiğim bilgiler bu kadar.  Webden ve testlerden araştırma yaparak detayları bulabilirsiniz.  Test etmeden daha fazla yorum yapmam imkansız.  Ama söylemek istediğim Suzuki’nin çok geç kaldığıdır.  9 sene nerede ise aynı makineyi üretip birden piyasaya çıkarmak bakalım nasıl tepki alacak kullanıcılardan?  Eski kasayı 60.000km kullanmış bir sürücü olarak benim beklentim, daha iyi frenler, amortisörler olur idi.  Eğer bunları sağlamış üstüne de benzin tüketimi iddia ettikleri değerlere indirmişler ise şansları var.  Bekleyelim ve görelim.  
Bunun dışında Suzuki racing makineler ve tabiki Hayabusa ilgi odağı idiler.

BMW
BMW ürün gamı sürekli yenileniyor ve teknik olarak çok rekabetçi konumdalar. Avrupa’da satışları gayet iyi.  Su soğutmalı GS ile de iyi iş yapıyorlar dünyada. Modelleri kısaca özetleyebilirim ama fiyatlar çok yukarıda.  F800GS 48.300TL liste fiyatına sahip. R1200GS 71.000TL’den başlıyor.  Tur motorları R1200RT 87.000, K1600GT ise 99.000’den başlayan fiyatlara sahip.  Perşembe günü standları nispeten sakindi. Belki bu fiyatlar buna sebeptir.
Teknik olarak bakarsak, ciddi bir ürün zenginliği ile Borusan fuara katılmış.  Her zamanki gibi derli toplu ve seviyeli bir sunum alanı hazırlamışlar.  Yeni ama eski RNINET farklı aksesuarlı tipleri ile orada idi.  Bu cafe racer, naked tipi makinede yeni motor bloğu var.  Ama çizgileri ve yapısı klasik.  Ön çatal paralever vs değil bildiğimiz amortisörler var. Klasik olmaya aday bir motor gibi duruyor.  Ama fiyatı 63.000TL!   Sanırım artan kur ve ve devamlı bindirilen  vergiler ile bu noktaya geldiler.  BMW Almanya ile de görüşüp bir şeyler yaparlar düşüncesindeyim.

KTM

Turuncu dev 1190 ADV ağırlıklı olarak fuarda idi.  990ADV’nin üretimden kaldırıldığını burada öğrendim.  Eğer 1LT (1.000cc) gerçek enduro motor istiyorsanız gidip 2. el temiz bir makine alın.  Bence klasmanında tek enduro kendisidir.
11900ADV farklı özelliklerde üretiliyor. Ön jant 19″ veya 21″ olabiliyor,  ön amortisörler elektronik veya el ile kumandalı olabiliyor.  Makinesi çok güçlü 150HP!  Tecrübe gerektiren ama uzun yola çok yatkın bir motor.  Henüz test etmedim, kullananlar genelde memnunlar.  Frenlerinin de iyi olduğunu ifade ettiler ki 150HP makine için bu elzem bir durum.
990SMT yani Super Moto da standda idi. 114HP motoru ve dik oturuşu ile çok güzel!
Bunun dışında Spormoto’da fuara iyi hazırlanmış, farklı modeller standlarında idi.  Cumartesi günü de son Dakar’ı da kazanan Marc Coma’yı getirdiler.  Tebrik ediyorum kendilerini!

Aprilia

Ferco motor fuara şık bir stand ile katılmış ve Aprilia’nın faklı modellerini de getirmişler.  Bunlar bizim şartlarımız çok uygun makineler.  Yeni Caponord, Dorsoduro, Shiver (750), Mana (otomatik vites) uygun fiyatları ile yerlerini almışlar.  Bu motorların hepsi kolay kullanım ergonometrisine sahipler.  Yolda test etmediğim için daha fazla yorum yapmam şu an imkansız.
Bunun dışında RSVmille ve bunun çıplağı TUONO’da fuarda idi.

Motoguzzi ise tek modeli ile V7Racer ile orada idi.  Paslanmaz çelik benzin deposu retro çizgileri ile çok şıktı.  Norge ve Stelvio’yu da getirmelerini isterdim.

Touratech
Bilgili ekipleri, ürünlerinin monte edildiği farklı model ve marka motosikletler ile üst katta idiler.  Geçen sene de benzeri bir standları vardı.  Bolca cd ve TÜRKÇE katalog dağıttılar.  Yetkililer bilgili ve sorulan sorulara net cevaplar almanız mümkün.  Fiyatlar ise EU ve ucuz değil.

Son olarak alt katta her zaman olduğu gibi satışta yapan firmalar vardı.  Çok fazla çeşit vardı diyemem.  Ne enteresandır ki Rukka, Schubert, Dainese, Arai, Shoei gibi markaların kendileri veya direkt ithalatçıları yoktu. Ürünlerinin teknik özelliklerini geniş kitlelere anlatabilecekleri bu fuara katılmadılar. Olay tamamen fiyat indirim ve taksit miktarına bağlanmış gidiyor.  Bu firmaların hiç değilse merkezden gelip katılıp ürünlerini anlatmalarında fayda var.  Aksi takdirde 500EU fiyatla adetli mont veya kask satmayı beklemeleri çok da gerçekçi değil.

Gene alt katta kevlar takviyeli pantalon üreten ve satan Bahadır İmrehan bir yandan mal yetiştirmeye çalışıyor bir yandan da teknik sorulara cevap veriyordu.  Sattığı malı ve özelliklerini bilen bir yetkili ile konuşmak biz kullanıcılar için nimet.  Bedenim kalmadığı için test edemedim ama Kızıltoprak’taki dükkanlarına kısa sürede gidip bakacağım.  Ürünleri kaliteli, satanlar işini biliyor ve Türk malı olduğu için bol modelleri var.
TECH 90

Evet yukarıdakiler beni dikkatimi çeken ve ilgi alanıma giren ürün ve firmalar hakkındaki görüşlerimdir.  Son olarak başarılı bir fuar organizasyonu daha geride kaldı.  Umarım 2014’de daha çok motorizeyi yollarda görürüz.

2014 Euroasya Motosiklet Fuarı -1

Bu sene Peşembe yani açıldığı gün fuarı gezdim.   Sanırım yıllardır ilk kez bunu yapıyorum ve şiddetle tavsiye ederim. Cumartesi günü yaşanan mahşeri kalabalık yoktu, standlarda bilgi almak daha kolaydı.

Fuar güzel organize olmuş. Üst katta ana markalar, altta satışta yapılan standlar ve yan tarafta akrobasi yapılan kapalı alan güzel konumlanmış.  Aşağı kata iniş ve çıkışları izdihamı engellemek için ayırmışlar iyi de olmuş.

Evet çok kalabalık değildi, ama hafta arası ilk gün olmasına rağmen sürekli artan bir kalabalık söz konusu idi. Daha çok ilgimi çeken standları arkadaşlar ile gezdim.  İşte kısa izlenimlerim;

Korlas Ducati Triumph ve MV Agusta son derece zengin motosiklet çeşitleri ile orada idiler.  Ducati’yi pas geçip Triumph’a baktık.  Firma ciddi bir atılım içinde ve modelleri ile iddialı.  3 silindirli makinelerin marifetlerini diğer firmalarda (Yamaha, MV Augusta) ürünleri ile takdir ediyorlar.  Tiger 800 ve 1200 çok güzel motorlar.  Haki renkli 1200 en göz alıcı olandı.  1 tane Trophy vardı, ön cam kazaya kurban gitmiş. BMWR1200RT’nin ciddi rakibi fiyatı ise daha ucuz.  Scrambler nefis aksesuarları (egzos kamuflaj renkler far vs) hep göz alıcı.  Benim gördüğüm (ve ilgilendiğim) speed triple tek eksikti.

MV agusta ise naked ve race modelleri ile ayrı ve müstesna bir kısımda idi.  Yalnız yeni çıkardıkları 3 silindirli Turismo Veloce isimli tur makineleri yoktu.  Detayları için aşağıdaki linke bakabilirsiniz.
MV Agusta Turismo Veloce

Yamaha, bir çok modelini yenilemiş ve üşenmeyip fuara da getirmiş. Kimler yoktu ki; MT09, MT07, yenilenmiş Super Tenere ve FJR1300ABS en öne çıkanlar.  MT09 hakkında daha öncede yazmıştım.  Rizoma elcikler, ufak rüzgarlık ve 25.400TL (Aksesuarsız) fiyatı ile bu sene çok iş yapar. Niyetiniz varsa elinizi çabuk tutun.

Yada durun ve okumaya devam edin; MT07, 2 silindirli 75HP, 180kg ağırlığı ile oldukça başarılı.  Yakında test edebilmeyi ümit ediyorum.  Eğer MT09’un verdiği güce ihtiyacınız yoksa iyi bir seçim olabilir.  Fiyatı ABS’li olan model için 19.500TL.

Eğer Naked değil daha bir yol yapan motor istiyorsanız 2 model daha var ve bunlardan ilki yenilenen SuperTenere.  Amortisörler elektronik ayarlı olmuş,  göstergelerin yerini komple digital bir display almış, gücü de biraz artmış.  Daha önce test edip yazmış idim.  Ergonomisi çok iyi, motora hakimsiniz ve uzun yola hazırsınız.  Fiyatı 3 yıl öncesine göre biraz artmış. Normali 44.500, E versiyonu ise 47.500.    Uzun süreli kullanacağınız ve uzun yola gideceğiniz arada bozuk yolda yapacağınız şaftlı ve kaliteli bir makine düşünüyorsanız ST1200 çok iyi bir seçim.

Burada bir parantez açalım,  eğer rota daha bozuk yollar ise ve hafif motor olsun diyorsanız 22.000TL (ABS li 23.400) Tenere 660’a mutlaka bakın.  Büyük deposu tam dolu iken 208kg ağırlığı olan motoru daha önce kullanıp yazmış idim. Aslında şehir için hafif ve atak olması avantaj. XT660 ile aynı motoru kullanıyor ve yedek parça sorunu olacağını da zannetmiyorum.  Alternatifi olan KTM690 kadar hard enduro değil.  Ama fiyatı çok makul ve daha sağlam bir makinesi var.  Bence solo gezen, şehir içi de kullanan seçtiği rotalar daha bozuk olan motorizeler için hesaplı seçim bu.

Şimdi burada duralım.  Standın en sağ tarafında arkada FJR1300’e dikkatinizi çekmek istiyorum.  Bir sürü özelliği ve 4 silindirli canavar bir motoru olan FJR1300ABS 52.000TL gibi bence çok rekabetçi bir rakamla satılıyor.  Mesela artçı ile uzun bir Avrupa turu için bu ideal bir makine.  Asla tecrübesiz kullanıcılar için değil.  146 Beygir gücünde, tam dolu 292 kg olan kıtalar arası balistik bir füzeden bahsediyoruz.  Alınıp uzun yıllar zevkle binilecek problemsiz keyifli bir motor.  Kullanan arkadaşlarımdan hep övgü duyduğum FJR ağırlıkla otoban asfalt kullanım için tasarlanmış (gerçi Bolu Yedigöllere çamurlu yollarda giden tanıdığım da var).  Bence olgun ve kıymetini bilen uzun yol yapmaya zamanı (ve parası) olan sürücüler için tasarlanmış.

Arada Diversion ve Phaser’larda görücüye çıkmışlardı. Bir tek Vmax’i göremedim.  Tabi bir çok Scooter’da orada idi.

Yamaha dersine çok iyi çalışmış ve bizlere bir çok modelini getirip sunmak için olanaklarını zorlamış.  Eminim bu onlara ticari başarı olarak geri dönecektir.

Bugünlük bu kadar, Honda, KTM ve Suzuki izlenimleri ise az sonra.

2013 Eurasia Motosiklet Fuarı kısa izlenimler

Bu seneki fuara çok az zaman ayırabildim.
EMOK standı ile fuarda üst katta yerini aldı.  Üyeler ve dostların uğrak noktası idik.

Borusan Motor standındaki su soğutmalı yeni GS’e çok yoğun ilgi vardı.  O kadar ziyaretçinin üstüne sürekli tırmandığı motor kırılmazsa, sağlamlığı ile kendini ispat eder.  Tabi Borusan standına beni çeken ise  Husqvarna idi.  Nuda 900 normal ve R versiyonu ile orada idiler.   Ergonomisi, tasarımı nefis. Asfalt virajlı yollar, şehir içi kullanımda nefis olmalı.  Ama esas sürpriz, TE 449 idi.  Safkan enduro dediğimiz sınıfta 100 kg civarı.  Motor üst kapağı kırmızı! Benzin deposunu selenin arkasından dolduruyorsunuz.  Çok hoşuma gitti.
Honda’nın bu sene fuar ile piyasaya sürdüğü yeni CRF 250L mutedil mülayim har enduro izlenimi verdi.  Neden daha önce getirmediler diye sordum kendime.  Beklentiler kapsamında yıllarca hizmet verecek bir motor.  Özellikle hem offroad hemde şehir içi kullanım için uygun.  Bu sınıfta Kawasaki KLX250’ye bir rakip geldi diyebiliriz.  Kawasaki kağıt üzerinde 6kg hafif ve 1 beygir daha az güçlü.  Her iki motorda 6 vitesli. Detaylar aşağıdaki linklerde;  
YamahaWR250 30 beygir  gücü ile öne çıkıyor.  Dolu ağırlığı her yukaırdaki iki motordan da hafif. Arka amortisör tipi hoşuma gitmedi. Test etmek lazım.  Ama Japonların alternatif sunmaları biz biniciler için iyi.  
Arada çeşit olsun diye FZ8’e baktım.  Güzel mat gri bir renk, anodize didon (parlak krom değil!),  güzel bir sele kaplaması ile beni davet ediverdi. Hop oturdum, çok ufak değil, 4 silindir derken gözüm jantlara ilişti.  Jantın rengi MOR, lahavle deyip iniverdim.  Japon firmaları endüstriyel tasarımcı olarak neyi kullanıyorlar acaba?  Bu motoru alacak olsam mutlaka jantların rengini değiştirirdim.
KTM 1190 150 beygir gücü ile normal ve R modeli ile orada idi.  GS kadar olmasa da ilgi çekiyordu.  Spormoto Selçuk Bektaş bilgi aktarmakla meşguldü, çok konuşamadık.  
Ön teker 19 ve 21 seçenekleri var.    Bu kadar yüksek güç hata affetmeyebilir.  Sanki ileri enduro sürücüleri için daha uygun bir makine gibi geldi.
Ducati’ye zaman kalmadı bakamadım, geçtik, Suzuki’yi de vakit ayıramadım.  Yalnız bu tasarım konusunda onlarında çalışması lazım.   Teknik mükemmeliyet, ergonomi, tasarım yahu amma çok şey istiyoruz öyle değil mi?
Gelelim alt kattaki süprize, ufak köşede bir standa biz endurocuları ilgilendiren bir firma var.
Firma sahibi enduro kullanıcısı Baran aradığı ürünleri Türkiye’de bulamayınca firma kurup distribütörlükleri almış. 
KLİM:  son derece kaliteli enduro giysileri üretir.  Ben 4 yıldır aldığım pantalondan çok memnunum. 
Giantloop:  Softcase konusunda çok orijinal bir çözümdür.  Özellikle toprak ağırlıklı sürüşlerde (Karadeniz yaylalar) çok iş görür. Bu tür sürüşlerde her tür hard case sorun çıkarır.
Rotopax:  Hacmi maximum kullanan benzin taşıma çözümleri  (İçecek sıvılar için olanı da var J ).
Ağırlıklı offorad kullanıyor RA organizasyonlarına, katılıyor, Karadeniz yaylalarını her sene ziyaret ediyor iseniz bu ürünler size hitap edebilir.
Alt Katta,  Sherco’da vardı,  zaman dar olduğu için bakamadım.    Husaberg’i bu sene göremedim.
Triumph gene fuarda yoktu! Yanlış bir karar.  Sanırım pazarda azınlık oyuncu olmayı iyice kabullendiler.
Kawasaki bisiklet olarak vardı!  Motosiklet yoktu.  Versys 1000’i göremedik (Dış basında bu model çok güzel yorumlar alıyor).  250 sınıfındaki enduro ürünlerini sergilemeleri eminim müşteri olarak onlara fayda sağlardı.  Diğer Japon rakipleri bu boşluğu hızla dolduracaklardır diye düşünüyorum