Kategori: M Festival

komodo band trimmedAdsız

Kocaeli Motosiklet Klübü KOMOTO ilk festivallerini Kerpe’de düzenlemişler. Benim de son anda haberim oldu. 19 Ağustos Cumartesi sabahı yola çıkıp gitmeye karar verdim. Yol İstanbul’dan 2.5 saat, tabi eğer otoyol üzerinden giderseniz.

Kendime farklı bir alternatif rota buldum. Amacım mümkün olduğu kadar ikincil yollardan hatta orman yollarından gitmek idi. Sanırım becerdim stabilize toprak derken 4.5 saatte vardım Kerpe’ye, ana yolları tercih etmeyerek ne kadar iyi yaptığımı is dönüşte anladım.  Çünkü bu yollar çok daha güvenli.
EMOK bünyesinde bu festivallerin ilklerini yaşadık. Çok uğraştık çok insan tanıdık. Şimdi her hafta sonu farklı bir ilde festival var. Bu güzel bir gelişme, gördüğüm kadarı ile izimiz hakikaten yol oluyor.

Rota ve yolda yaşananlar ile başlayalım. Istanbul Kerpe arası ne kadar farklı olabilir diye düşünebiliriz. Buyurun detaylara;
3. Köprüden karşıya geçtim ve hemmen Riva çıkışından çıktım. Riva’yı pas geçip Göllü’ye geldim. Burada stabilize bir yola denize doğru (Kuzey) saptım.Bu patika/stabilize/toprak yol google maps’de var. Enduro motor ile çok keyifli. Ormanın içinden gezinerek Karakiraz’dan asfalta bağlandım. Aslında bu yol Sahilköy’e kadar gidiyor imiş. Bir daha sefere. Asfalta çıktık ve benzin göstergesinin ikazına bakarak ilk benzinciye girdim. Benzin alırken arka planda fiberglas’tan üretilmiş Lamborghini Countach kaportalarını gördüm. Kim yapıyor deyince güneş gözlüklü isminin Harun olduğunu öğrendim kişi ile sohbet başladı. Az ilerde bir hot rod bahçede buggyler dağınık duruyor. Countach’lara V8 motor takıyorlarmış.  İyi ki benzinim bitti de durdum derken istasyona içinde 3 adet “tip” ile Renault 21 girdi. Gaz kesitler camı açıp bir şey soracak gibi oldular. Derken istasyonda uyumakta olan bir köpeğe doğru ağır hız yaklaştılar yaklaştılar hop dur demeye kalmadan hayvanı eziverdiler. Geri al filan derken aracı kullanan ve insana benzeyen yaratık ileri sürdü ve hayvanı çiğneyiverdi. İstasyon görevlisi geç arabaya saldırdı ortalık karıştı gazlayıp kaçtılar. O ana dek tavla oynayan ve bana araçları gösteren çocuklar şoka girdiler ağlamaya başladılar. Harun minibüse atlayıp peşlerinden gitti. Ee bende bakayım dedim. Nasıl bir ruh hali içinde olduklarını anlayamadığım tipleri bulsam tek başıma ne yapacağımı da ayrıca düşünürken yolda Harun’a rastladım, ve ardından renault 21 ile 3 tipe! Uzatmayalım, sürücüyü nasıl ikna etti ise minibüse alan Harun Benzinliğe doğru döndü. Geçerken her şey kontrol altında der gibi bir el hareketi de yaptı. Bu kadar garabet yeter diyerek arka yollardan Kerpe’ye devam ettim.
Yolda insan düşünüyor ve anlam veremiyor. Sirk gibi bir ortamda yaşıyoruz. Bir sürücü nasıl bir evrim geçirip bu cehalete ulaşır? Bilemiyorum.

Akşam 19:00 gibi Festival alanına ulaştım. Yolda işaretleme ben hiç görmedim. Ama festival bir plajda olduğu için bulmak çok da zor olmadı. Kayıt olduk içeri girdik. O sırada hediye çekilişleri zaten başlamış idi. Plajın hemen önünde konser için sahne kurulmuş. Güçlü bir ses sistemi var. Diğer tarafında ise MStech, Honda, Polo, ve benzeri firmalar stand açmışlar. Kimi ürün tanıtıyor kimi ise aksesuar vs satıyor. O sırada gözüme kamuflaj giysileri ve yarı otomatik silahlar gezinen birkaç kişi çarptı. Anlam veremedim. Daha sonra bunların Kocaeli taktik atıcılık (ismi tam hatırlamıyorum) derneğinden olduklarını anladım. Zira standları da vardı. Ben bir motosiklet festivaline bunu yakıştıramadım. Herkesin eğlendiği hoşça vakit geçirdiği alanda ellerinde replica olduğunu düşündüğüm silahlar ile ve kamuflaj giysileri ile gezinen insanlar yersiz. Neyin gösterişi olduğunu geçiyorum.

Çadır

kurmak için alanda gezindim ama pek de yer yoktu. Çadırlar dip dibe kurulmuşlardı. Bunun geceliğin sıkıntı yaratacağı düşüncesi ile akşam direkt dönmeye karar verdim.

Alanda yiyecek için köfteci dönerci boca çay kahve servisi yapan standa/mekanlar kurulmuş. Fiyatlar son derece makul idi. İsteyenler dışarıdan alışverişte yapıyorlardı.
KOMOTO üyeleri iyi organize olmuşlar telsizler ile iletişim halinde idiler. Örneğin ormanda ateş yakanları sürekli takip ediyorlardı. Tuvalet adedi ve kalitesi ise yetersiz idi. Plaj işletmesine ait WC’ler kullanılmış. Son derece iptidai ve sayıları az. Tabi bir yerde bu Kerpe’deki işletmenin eksikliği.

Bu arada hediye çekilişleri bitti. Anonsu yapılan Karambol isimli grubu beklemeye başladık.

Aslında akşa1955 bmw trimmed Adsızm Flört ve Retrobus konserleri de olacak. Program bayağı yoğun.  Bu arada gözüme eski tek silindirli motoru ile sürücüsü ilişti. bu yaklaşık 10 sene evvel Kırka’da düzenlediğimiz festivalde tanıştığımız İzmit’li dost olabilir mi? Baktım ilerde park etmiş ve sohbet başlamış. Evet 10 sene evvel Minsk sürücüsü arkadaşı ile Kırka’da bize yaprak sarma ikram eden sürücü. Arkadaşı Minsk’i satıp MZ almış. Haftaya da Gökçeada festivaline gidecek imiş. Oda hatırlar gibi oldu.

 

Bu arada anons edilen veya programda olan konserler bir türlü başlayamadılar. Çok da sorun değil zira akortlar ses testleri filan yapılıyordu. Tam motora binerken Africa Twin hakkında Gemlik’ten 2 arkadaş ile güzel sohbet ettik. Ama gönülleri Tenere’de. Hayırlı olsun dedim.

Ve en kısa yoldan yani ana yollardan dönüşe geçtim. 2.5 saatte de döndüm. Keşke vaktim olsa ve ikincil yollardan çok daha güvenli bir sürüş ile dönse idim.

Sürücüler öndeki araç ile ara mesafeyi korumuyor dibinize kadar gelip yakın mesafe de takip ediyorlar. Fren yaparsanız size arkadan vurmaları iş bile değil. Hız sınırının üzerine çıkmama rağmen durum değişmiyor. Düşünün hava karanlık, gidiş dönüş toplam 2 veya 3 şerit bir yolda görüş az iken daha da hızlı gitmek isteyen bir güruhun içindesiniz. Bir kaç tanesine yol vererek kurtuldum. En son sis lambaları ile arkamdan gelen ve gözlerimi kamaştıran sürücü ile kırmızı ışıklarda konuşma fırsatım oldu. Neden sis lambaların açık göremiyorum dedim, farkında bile değil kapattı. Oda bana neden gaz kesip saçmaladığımı sordu? Yola sağdan girmekte olan aracın farkında bile değildi kendisi. İzah ettim. Anlamadı. Önce arkamda kaldı, daha sonra hız sınırının çok üstünde beni solladı, umarım huzura ermiştir.

Evet akşam eve geldim her şeye rağmen yolda olmak ve yeni insanlar ile tanışmak güzel. Umarım özgün ismi ile KOMOTO seneye daha da güzel bir festival düzenler ve bizde gideriz.

 

Reklamlar

Bursa Enduro 2015

Daha önce bir kez günübirlik gittiğim festivale bu sefer Cumartesi hareket ve bir gece çadır konaklama olarak katıldım.

Hafta içinde sürekli yağmur veren hava tahminleri Perşembe günü gerçek olmuş.  Yağmur ve sert rüzgarda çadırlar uçmuş, alan karışmış.  Bu durum katılımcı sayısına da yansımış.

Cumartesi itibarı ile hava raporları daha pozitif olunca, Alp ile Eskihisar’da buluşmak üzere sözleştik. 3. motorize ise aramızda en büyük motoru kullanan (1200GS su soğutmalı) Sevgi idi.

Topçular’da direk Orhangazi’ye vardık ve geçtik.  İznik gölünün güneyinden girerek göle bakan bir pansiyonu  ziyaret ettik.  2 kütük ev var.  Bunları Gürcü ustalar inşa etmişler hele de aşağıdaki nefisti.  Geniş bir bahçesi var çadır kurmakta mümkün.  İşleten arkadaş kurtadığı sokak köpeklerine ise farklı bir yer yapmış.  Her hayvanın üzücü bir de hikayesi var.  İyi olan tarafı an itibarı ile kurtarılmış ve mutlu olmaları.  Hele kör olan Sultan bahçede bizimle yanyana geziyor.  Ses, koku, ve diğer duyguları o kadar gelimiş ki sorunsuz engebeli arazide yürüyüp gezebiliyor.  Civarda yürüyüş, bisiklet parkurları var.  Kaya tırmanışı içinde uygun yerler var.  Tavsiye ederim

Çayları içip müsaade istedik yolun devamını getirip İznik’e indik ve orada nefis bir öğle yemeği yedik.  Lokanta ismini ilerde yazarım.

Yenişehir dağ yolları üzerinden İnegöl’e ulaşıp, içinden geçip GPS’in gösterdiği rotadan yayla yollarından kamp alanına vardık.  Nefis yerlerden geçtik.  Trafik yok denecek kadar az.  yer yer mıcır olsa da zorluk derecesi çok düşük.

1.500 metredeki kamp alanına vardığımızda hava bulutlu idi.  Ara sıra güneş bizi ısıttı ise de güneş batınca içlikler ve polarlar ile önlem aldık.  Kamp alanında farklı restoranlar kurulmuş  Balık ekmekçisi de orada idi, et lokantası da, İskender kenapçısı da.  Uskumru balık ekmek ile başlayıp,  bol etli İskender Kebap ile devam edip, triportöre kurulu makinesinden kahve yapan noktada yemek faslını tamamladık.  Kalite her 3 nokta için de gayet iyi, fiyatlar da makuldü.

Çalan müzik çok başarılı değildi.  Sebep müzik sistemi olabilir. 2 gün önce yağan sert yağmur sebebi ile sorun yaşamış olabilirler.   Sahne güzeldi gerçi,  lokasyon iyi tutulmuş.  İsteyen dinledi isteyen dans etti. Biz yakın bir noktada ateş başı sohbet ettik.

Ve gece sağlam soğuk yedik.  Thermarest ve ka tüyü uyku tulumuna rağman üşüdüm.  Tüm içlikleri giyerek alınan önlemler işe yaradı.  Ama daha iyi bir uyku tulumu ihtiyacım olduğu kesin.

Burada en önemli nokta çadır yeri seçimi!  Genelde sessiz olabilecek sahneye direkt bakmayan yerleri seçerim ki gene öyle yaptım.  Ne yazık ki hemen arkamızda sabaha dek gürültü yapan ve araba çalıştıran grubu gözden kaçırmışız.  Bir daha buna da bakmak lazım.

Pazar sabahı kahvaltı ve toparlanmayı takiben, stand açmış olan KTM’yi ziyaret ettik.  Test için 1050- 1190 ve 1290 getirmişler.  Dodurulması gereken formları biraz bekledikten sonra 1050 ve 1190 ile kısa bir test yaptık. 1190’da didon amortisörü var.  Virajlarda hissediyorsunuz.   Motor ergonomileri daha seyahat odaklı olmuş diyebilirim.  990 daha enduro ve offroad ergonomisine sahipti diye düşünüyorum.   1190’ı enduro modunda denedim.  Gaz tepkileri azaltılmış aşırı sakin geldi.  Daha sonra street modunda 1050’yi test ettim.   Dönüş yolu öncesi dar zamanda yapılan bu testlere dayanarak bir yorum yazmak doğru değil.  İyi tarafı ülkemizde en son çıkan motorları bulmak mümkün.  Tabi vergi ve artan EU ile yükselen TL fiyatları saymaz isek.  Istanbul dönüşü Spormoto’da test etmek lazım.

Dönüş yolu ise nefisti.   Domaniç üzerinden döndük. Domaniç çıkışında yolun sol tarafındaki kır bahçesi içinde yer alan restoranı tavsiye ederim.  Köftesi, külbastısı çok başarılı idi. Bir ara bu rotayı resim olarak bloga koyarım.

Orhangazi’den itibaren trafik yoğunlaştı ve aceleci araç sürücüleri ile birlikte Topçular’a geldik.  Çok dikkat etmek lazım çünkü acele ile şehre dönmek isteyen sürücüler hiç bir hız sınırına veya trafik kuralına uymadan gazlıyorlar.

Eskihisar çıkışı yoldaki inşaat çalışmaları trafiği iyice yoğunlaştırdı.  Vapurdan birlikte indiğimiz onlarca chopper türü motor ile en sağ şeritten şehri Istanbul’a merhaba dedik.
Sonrası E6 üzerinden şuursuz araç kullanan sürücüler ile yapılan standart geri dönüş oldu.

Bursa Enduro’yu bu organizasyon sebebi ile tebrik etmek lazım.  Umarım seneye da devamını getirirler.