Kategori: Film

Tahrir Meydanından MEYDAN THE SQUARE

Arap baharını başlatan olayları standart medyadan izledik.  PekiTahrir’den izlemeye ne dersiniz?  O zaman MEYDAN (The Square) filmini izleyin derim.
Halen Digiturk’te istediğin zaman izle seçeneğinden belgeseller arasında bulabilirsiniz.
Linkler ise aşağıda

Film Mübareğe karşı başlayan hareketn nasıl devam ettiğini de belgeliyor. Farklı görüşlere sahip kişilerin nasıl bir araya gelerek taleplerini dile getirdiğini meydandan veriyor.  Mübarek gidiyor, Askeri rejim geliyor. Seçimler ve Mursi hükümeti geliyor. Derken o da gidiyor.  Ve meydan’da Mısır’lılar hepsine karşı gösteriler yapıyorlar.

Facebook The Square

Resmi Web Sitesi http://thesquarefilm.com/

Tavsiye ederim.

Reklamlar

Makyajda bir yere kadar! Kısa film.

Makyaj bir yere kadar 1. Kısım
Makyaj bir yere kadar 2. Kısım

Ankara’da çekip hazırlamışlar.  Nefis olmuş.
Günümüze uyarlar isek,  -muş gibi çalışan, -mış gibi üreten, -miş gibi yönetenler çoğunlukta olunca eh bizde sürekli “gelişmekte olan” ülke sınıfında kalıveriyoruz işte.
Ne demek gelişmekte olan?  Nazikçe gelişmemiş olan demek değil mi?  80’lerden beri hep aynı terane.  Gelişmekte Olan genç ve dinamik nüfusu ile öne çıkan vs vs vs.

Sıkılmadınız mı hep aynı ara gazı dinlemekten?  Ne zaman gelişmiş olacağız peki?  İnsanın bizleri yönetenlere sorası geliyor.  Ama cevap belli istikrar abidesi bölgedeki en hakiki demokratik ülkesi diye başlayan monologlar.

Bir bakalım etrafınıza, yukarıdaki kısa film gibi idareten yapılan işler, geçici göz boyamalar ile dolu gündelik yaşantımız.  Sonuç ise ortada, birileri geliyor ve yanımızdan sollayıp geçip gidiyor.

Aynen filmdeki son sahnedeki Ferrari gibi.  Toplumdaki birey olarak yapabileceklerinizi yapın ama kendi hayatınızı bu şekilde yaşamayın derim.  Eh nede olsa makyajda bir yere kadar!

"Unutursam Fısılda"

Çağan Irmak yazmış ve Yönetmiş.  Müzik Kenan Doğulu’ya ait.
Oyuncular ise Hümeyra, Işıl Yücesoy, Farah Zeynep Abdullah ve 2 jön Mehmet Gürsün ve Kerem Bürsin.

Tek kelime ile harika bir film.  Konusu hikayesi çok iyi.  Müzikler için Kenan Doğulu’yu tebrik etmek lazım.  Ve Hümeyra ile Işıl Yücesoy.  Bravo diyorum. O kadar gerçek ve rahatlar ki!

Ayperi’nin gençlik yıllarını oynayan  Farah Zeynep Abdullah çok başarılı.  Aslında tüm roller için seçilen oyuncular oturmuşlar.  Sırıtmıyorlar.

Filmin konusunu pas geçiyorum zira İnternet’ten film kritikleri yazanlara bakmanızı tavsiye edeceğim.

Buna karşın filmin mesajlarına geçmek isterim.
1970’lerin Türkiye’sinden güzel bir kesit.  O yıllar İstanbul’da müziğin merkezi İMÇ.  Star adayları (!) kaset yapma derdinde.  Karşı tarafta ise hafif batı müziğini aranjman olarak niteleyen ve yabancı bestelere söz yazıp okutan bir görüş hakim.  Düşünce şu,  Batı zaten yapmış.  Biz daha iyisini yapamayız.  Onun yerine kopyalayıp piyasaya sürelim!  Bu görüş halen ülkemizde farklı endüstrilere de uygulanabilir.  Hele hele fikir haklarının korunması konusunda geriden gelen ülkemizde kopyacılık halen prim yapmaktadır.  Kahramanlarımız ise biz kopya etmiyor emeğimiz ile üretiyoruz diyorlar!  Al sana bir sol söylem.  Ne dersiniz bakın çevrenize farklı ürün üretim endüstrilerde copy cat ‘ler cirit atmıyor mu?  Ve innovasyon konusunda fakir olduğumuz için sorunlar yaşamıyor muyuz?  Eh ara iş gücü rolünü üstlenmeye hevesli bir yönetim ile bizlerin bunu kırması zor (ama imkansız değil).

Aranjman deyince bir parantez açalım.  Zerrin Özer ilk başladığında caz ve blues söylemektedir.  Janis Joplin havası vardır.  Ama IMC onu önce hafif batı müziğine sonra da nerede ise arabeske zorlar. Aynı filmdeki gibi.  Kahramanlarımızın prodüktör ile tanıştıkları Sanremo Bar isimli gece klubünde aranjör tiplemesi ne kadar da Fecri Ebcioğlu ile Sezen Cumhur Önal’a benzemektedir.

Ana mesaj ise hayallerinin peşinden git, çalış çabala!  Bu şarkı söylemek olabilir, futbolcu olmak olabilir, okumak olabilir ama sonunda inandığın yolda başarılı olmak için bekleme durma ve yürü çalış diyor.

Araba meraklıları için önemli not,  Tarık’ın kullandığı Triumph büyük bir ihtimalle Spitfire.  İlk modellerinden olmalı zira son yaptıklarında ön radyatör panjuru bu kadar güzel değildi.

Gitmenizi şiddetle tavsiye ederim.  Bir çoğunuz geçmişten bir şeyler mutlaka bulacaksınız filmde.