Kategori: Africa Twin

Tecrübe sonsuz bir süreçtir.

Motor titremeye başladı.  Uzak bir köydeki gariban benzinciden depoyu dolduralı henüz 5 km olmamış idi.  Geçer dedik.
Geçmedi.  Titremeler arttı. ABS lambası yanmaya (ABS devre dışı) başladı.  Motor sarsılıyor gaz kesiyor hatta stop ediyordu.  Bir benzinciden alınan benzin katkısı da fayda etmedi.

Hava kararmaya başladı.  Karanlıkta titremeler ile birlikte ön farın da sönüp yandığı fark edildi. İlk ciddi benzinci de depodaki benzin hortum ile emildi ve boşaltıldı.  Yeni benzin alındı.  Sorun 35km daha sorun devam etti ve bitti.

Takiben otoyolda geçen son 30km sorun yoktu. Ta ki otoyoldan çıkıncaya dek.  Tekrar hafif silkinmeler başladı.  Ertesi günü test ederiz geç oldu dedik.

Pazar günü kısa yol testi sırasında;
– ABS ilk  km kadar devrede kalıyor daha sonra devre dışı oluyordu.  Bu sırada sert frenleme ile test edildi. ABS’nin önce devrede olduğu daha sonra se çıktığı (ve arka tekerin kaydığı) gözlendi.
– Motor gene az da olsa silkeliyordu.
Depodaki benzin artık temiz olduğuna göre aklıma kötü senaryolar gelmeye başladı.
Servisten biri ile telefonda konuşuldu, ilk defa böyle bir şey duyduklarını söyleyen teknisyen servise gelin dedi.  Enteresan olan bu esnada EFI yani enjeksiyon ikazı hiç yanmadı.

Pazartesi sabahı motor servise götürüldü.  Sorun anlatılınca herkesin yüzü düştü, tabi benimde!
Esengül Honda Ali Bey motoru lifte aldırıp direk aküyü söküp bakın dedi.  Ben anlamaya çalışırken akü negatif kutup başının gevşediği ortaya çıktı.
Yani akü saniye bazında kesiyor, enjeksiyon devre ve ABS devre dışı kalıyor, ön farlar yanıp sönüyordu. Sarsıntıda tekrar kontak sağlanınca motor toparlıyor ve bu böyle sürüp gidiyordu. Otobanda düz asfaltta titreşim en alt düzeyde olduğu için sorun o an kesiliyordu.
Akü başları ince zımpara ile temizlenip takıldı ve sorun anında bitti!

Demek ki neymiş?
1-Battery tender takma için sökülen akü adam gibi takılacakmış!
2- Ön yargılı olunmayacak eldeki tüm veriler değerlendirilecekmiş!  Ben benzine taktığım için diğer verileri (ön farın yanıp sönmesi, EFI’nin yanmaması) göz ardı ettim.

İyi sürüşler herkese

 

 

 

Reklamlar

Honda Africa Twin Aksesuarlar

Motoru alalı ve tabi eklemeler yapmaya başlayalı çok oldu.  Ufak bir kaç kamp gezisi de yaptım.  Şimdi neler ekledik, kısa özet geçelim.

1- Arka Çanta
Bir dosttan edinilen 45 litre Hepco Becker Rimowa Topcase kolaylıkla adapte oldu.  Oldukça geniş iç hacmi var.  Fena da durmadı.

2- Koruma Demiri
Piyasada farklı demirler var.  Ben İzmir’li üretici Özer Reisoğlu’nu tercih ettim.  Özer farklı motosikletlere koruma demiri tasarlayıp üreten ve en önemlisi motor kullanan bir dost.  Africa için 2 farklı ürün var.  Biri siyah mat diğeri paslanmaz çelik olan.  Aralarında bir fiyat farkı da var.  Ben çok daha şık durduğu için paslanmaz olanı tercih ettim.  tek başıma monte ettim.  Montaj şemaları montaj için yeterli.

3- Orta Ayak
Eveet, işte bu seçim önemli.  Honda orjinal orta ayak piyasada pek bulunmuyor.  Bulsanız da fiyatı pahalı.  Ben SW MOTECH tercih ettim.  (F800 motorumda da farklı SW MOTECH ürünler kullandım ve çok memnun kaldım).   SW orta sehpayı monte edip memnun kalan arkadaşlardan da olumlu görüş alınca Hsanpaşa Motostart’dan satın aldım.
Montaj sırasında zaten Honda’nın bu orta sehpa için alt yapıyı hazırladığını gördüm.  Yani şasi de gereken yapı hazır. Montaj çok  zor değil ama yay parçası hariç!
Sehpayı yerinde tutan yay çok sert.  Bunu takmak için SW Motech aslında bir parça da tasarlamış. Tabi benim bundan haberim yok idi.  Oldukça uğraşarak yayı yerine oturttum.  Farklı aletler ile denemeler işe yaradı.  Tecrübeli değilseniz ve tek başınıza iseniz orta sehpa montajını tavsiye etmem. Eğer yay kontrolden çıkar ve fırlar ise size zarar verebilir.

Peki şimdi sırada ne var derseniz elcik ısıtma ve usb/çakmak adaptörü derim.

 

 

 

Africa Twin geldi, bre savulun!

Evet gelelim Africa Twin veya namı diğer CRF 1000 testine.  Honda çok güzel bir organizasyon ile Şile’de Africa Twin için bir tanıtım organizasyonu yaptı.  Kendilerini tebrik ederim.  Tabi bir hafta süren bu organizasyonu işlerim sebebi ile komple kaçırdım.
 
Ama Honda ekibi fuarda rica edince buyurun gelin dediler.  Hay Allah razı olsun!  Pazartesi için randevulaştık.  Siyah DCT motoru verdiler.  Önce eğitim pistinde kısa turaladım. Motorda aksesuar olarak uzun tur camı 3’lü çanta seti ve ayakta vites vardı.
 
Motor çok dengeli. Dönüşleri çok güzel.  Sert fren denedim tam gaz ( 1,2 vites) ve sert ön arka fren.  Nefis duruyor ve bu arada vites küçülterek kompresyon da yapıyor.  D modu malum 3 adet de S modu var.  D modu gayet iyi.  S modu çok da agresif gelmedi.
 
Haydi çıktık yola. Rüzgar koruma çok çok iyi.  Türbulans minimum.  Hava sakin ve rüzgar yok.  Arka çanta seti yalpa veya dengesizliğe sebep olmadı. Arada kısa da toprakta sürdüm.  Sert toprak çok da zorlamadım.  Bana göre ayarlı olmayan amortisörler ile gayet güzel yol alıyor.  Çukur vs geçiyor.  Ama bu çok light bir test oldu.

Döndük yola.  Asfalt virajlarda vites geçileri pürüzsüz ve sorunsuz.  Farklı S modlarını denedim.  Tabi S modunda vitesleri daha yüksek devirlerde değiştiriyor.

 

Ama esas şık olan bir buton ile manuele alabilir ve sol manetteki tuşlar ile vites değiştirebilirsiniz.  Opsiyonel ayaktan viteste kullanmak mümkün. Ve motor bunlara mükemmel cevap veriyor. Derhal hızlanıyor.  130 giderken ani gazladığımda sanki lineer hızlanmadı gibi hissettim.  Ama sonra kopup gidiyor.  170’i geçince ben gaz kestim.  Emanet motor ne olur ne olmaz. 
 
Üstüne çok kısa ve kapalı alanda düz olanı da denedim.  Valla o da çok çok güzel.  Vitesler şıkır şıkır.  Motor atik.  Ama o an düşük hızda 2 de kaldığımı hissettim.  İşte DCT buna izin vermedi daha önce, hemen doğru vitesi buldu.
 
Sele altında basit bir kanca sistemi ile yükseklik ayarlanabiliyor.  Akıllıca.

 

Sonuç:  Bravo Honda.  Her 2 sürümü de süper.  Ama DCT ile geri dönmek bence en riskli ve iddialı hamle olmuş.  Africa Twin hakikaten muhteşem olmuş.