Aylar: Şubat 2016

Africa Twin geldi, bre savulun!

Evet gelelim Africa Twin veya namı diğer CRF 1000 testine.  Honda çok güzel bir organizasyon ile Şile’de Africa Twin için bir tanıtım organizasyonu yaptı.  Kendilerini tebrik ederim.  Tabi bir hafta süren bu organizasyonu işlerim sebebi ile komple kaçırdım.
 
Ama Honda ekibi fuarda rica edince buyurun gelin dediler.  Hay Allah razı olsun!  Pazartesi için randevulaştık.  Siyah DCT motoru verdiler.  Önce eğitim pistinde kısa turaladım. Motorda aksesuar olarak uzun tur camı 3’lü çanta seti ve ayakta vites vardı.
 
Motor çok dengeli. Dönüşleri çok güzel.  Sert fren denedim tam gaz ( 1,2 vites) ve sert ön arka fren.  Nefis duruyor ve bu arada vites küçülterek kompresyon da yapıyor.  D modu malum 3 adet de S modu var.  D modu gayet iyi.  S modu çok da agresif gelmedi.
 
Haydi çıktık yola. Rüzgar koruma çok çok iyi.  Türbulans minimum.  Hava sakin ve rüzgar yok.  Arka çanta seti yalpa veya dengesizliğe sebep olmadı. Arada kısa da toprakta sürdüm.  Sert toprak çok da zorlamadım.  Bana göre ayarlı olmayan amortisörler ile gayet güzel yol alıyor.  Çukur vs geçiyor.  Ama bu çok light bir test oldu.

Döndük yola.  Asfalt virajlarda vites geçileri pürüzsüz ve sorunsuz.  Farklı S modlarını denedim.  Tabi S modunda vitesleri daha yüksek devirlerde değiştiriyor.

 

Ama esas şık olan bir buton ile manuele alabilir ve sol manetteki tuşlar ile vites değiştirebilirsiniz.  Opsiyonel ayaktan viteste kullanmak mümkün. Ve motor bunlara mükemmel cevap veriyor. Derhal hızlanıyor.  130 giderken ani gazladığımda sanki lineer hızlanmadı gibi hissettim.  Ama sonra kopup gidiyor.  170’i geçince ben gaz kestim.  Emanet motor ne olur ne olmaz. 
 
Üstüne çok kısa ve kapalı alanda düz olanı da denedim.  Valla o da çok çok güzel.  Vitesler şıkır şıkır.  Motor atik.  Ama o an düşük hızda 2 de kaldığımı hissettim.  İşte DCT buna izin vermedi daha önce, hemen doğru vitesi buldu.
 
Sele altında basit bir kanca sistemi ile yükseklik ayarlanabiliyor.  Akıllıca.

 

Sonuç:  Bravo Honda.  Her 2 sürümü de süper.  Ama DCT ile geri dönmek bence en riskli ve iddialı hamle olmuş.  Africa Twin hakikaten muhteşem olmuş.
Reklamlar

2016 Motobike Expo

 
 
 
2017 Motosiklet Fuarı resmi adı ile Moto Bike Expo CNR’da 25 2- Şubat tarihleri arasında yapıldı. EMOK her sene olduğu gibi orta holde yerini aldı.  Dostlar ile bir araya gelmek için iyi bir fırsat oldu. 
Gelelim fuar izlenimlerime.  Genel olarak bakar isek markalar yeni ürünleri ile fuarda idiler.  Alt katta da her zaman olduğu gibi satış yapan firmalar vardı.  Ziyaretçi ilgisi üst seviyede idi.  Geçen yıllar içinde motosiklet olgusu gittikçe yerleşiyor.  Umarım bilinçli kullanım ve motor tercihleri ile yollarda daha çok iki teker görmek kısmet olur.
Fuarı stand stand gezmedim.  Beni ilgilendiren motorlara ve ürünlere yöneldim. Dediğim gibi ülkemizde bu kadar çok modelin bulunması bizler için şans. Vergiler ve dövizdeki artış fiyatlara yansıyor;  doğru.  Buna karşın kredi seçenekleri ile istediğiniz motoru alma şansı da artıyor.  Fuarda bu yönde banka standları da vardı.  Bir diğer konu ise, motosiklet ceket değiştirir gibi alınıp satılacak bir ürün değil.  Önce ne istediğini bilecek sonra ona ulaşmak için bütçe yapacak para biriktireceksin.  Ki bir kıymeti olsun. 
 
 
Cumartesi sabahı açılış ile birlikte fuara girdim ve direkt Honda standına gittim.  Geçen yıllarda açıkça pas geçtiğim Honda bu sefer yeni Africa Twin’i sergiliyordu.  Hem de 4 farklı renk ve aksesuar paketi ile tam 13 sene bekledikten sonra.  Test eden arkadaşların ve dergilerin yazdıkları ise son derece olumlu.  Ben bunları tekrar etmeyeceğim.  Youtube üzerinden girip aratın, sizdekendi görüşünüzü oluşturun.
Benim ilk izlenimlerim dengeli kompakt olduğu.  Ön amortisörler olması gerektiği gibi ayarlanabilir.  Gidon kalından inceye doğru ve dandik nikelajlı değil.  Ön teker açısı, akslar arası mesafe güzel.   Ön cam üzerinde çalışılmış.  Ve DCT çok ama çok enteresan.  Bunları test etmek ve pratikte motor nasıl anlamak lazım.   Önümüzdeki hafta test ettikten sonra daha detaylı yazarım, ama yeni Africa Twin beni motor değiştirmeye ikna edebilir, o kadar diyeyim.
 
KORLAS:  Tebrik etmek lazım, neden?  Öncelikle Triumph,  Ducati, MV Augusta gibi 3 iddialı markayı bu kadar geniş bir ürün gamı ile fuara getirdikleri için.  Fiyatları hele Triumph için cazip seviyede tuttukları için.  Ve MV AUGUSTA Turismo Veloce’yi getirdikleri için.  Suzuki günlerinden tanıdığımız Ali’den detaylı bilgileri aldık.  Eğer asfalt ağırlıklı hafif ama seri ve son derece şık bir motor istiyorsanız 3 silindirli Turismo Veloce’ye bakın.  Nerde ise rakipsiz.
TriumphTiger Serisi farklı versiyonları ile fuarda idi.  800 serisi bence en mantıklı ve kullanışlı model.  Motor sağlam ve güç ağırlık oranı güzel.  1200’e göre hafif olması en büyük avantajı.  1200 güçlü ama ağır ve doğal olarak pahalı.  Her 2 model de gezi kamp ve toprak patika sürüşler için nefis.   3 silindirli motorun sunduğu lineer tork eğrisini de unutmamak lazım.  Standda amiral gemisi Trophy’de vardı.  Bugüne dek hiç binmedim ama genelde testler ve izlenimler pozitif.  O seviyede bir makine için fiyatı uygun.  Uzun yol ve özellikle Avrupa seyahati düşünenlerin bakması gereken bir model.  
Triumph’un 2 silindirli klasik motorları da 5 farklı model ile fuarda idi.  Nefis makineler.  Speed master bonny, klasik tarz sevenler için düşünülebilir.  Fuarda bu sınıfda benim dikkatimi çeken diğer motorlar ise BMW 90T(ve saçma sapan fiyatı),  Motoguzzi, Kawasaki W800, ve tabi Royal Enfield.
Ducati cephesinde ise Panigale, 990’lar, Mulitstrada’nın farklı versiyonları yer almışlar.  Enteresan olan Diavel.  Bildiğim kadarı ile Ducati bu motoru Harley’e rakip olarak düşündü.  Veya Chopper Cruiser  severlere farklı bir yaklaşım ile bu motoru tasarladı.  Benim bu sınıf ile ilgim olmasa da Ducati’yi yenilikçi yaklaşımı sebebi ile tebrik etmek gerek.  Multistrada çok şık ve güçlü.  Rakibi ise daha çok BMW S1000XR.  Hedefi tur motoru olmak ve az biraz da toprak yol gibi.  Desmo motoru seviyorsanız Korlas’ı ziyaret edin derim.
 
 
Kawasaki ile devam eder isek, standın geçen sene olduğu gibi merkezinde yer alan H2 ilgi odağı idi.  Malum üretilen en güçlü motor vs.   Bu motor ile ilgili bir sürü makale test var.  İlgilenen bakabilir.  (Açık ara en komik test Barkın Bayoğlu’nun Youtube’daki testi).
H2’yi bir kenar kor isek benim ilgimi aşağıdakiler çekti.
Versys 1000, 4 silindirli nefis bir yol motor. 17” jantları ile sağlam 
makinesi ve uygun fiyatı ile orada idi. Genel ürün kalitesi de gayet başarılı.  Spor Touring olarak GTR 1400 hemen yanında yer alıyordu.  Bu 2 modelde çok kullanışlı ve seri makineler.  2 kişi Avrupa turları için mutlaka bakılmalı.  FJR1300 ve BMW GTL 1600, BMW RT, Thropy sınıfında bu makineleri de düşünmek ve değerlendirmek gerekli.
Standında yanında ise klasik W800 vardı.  19” ön jantı ve son derece cazip fiyatı ile. Bu motor 10 yılı aşkındır Avrupa’da satışta.  Gezi de yapılabilecek bir motor.  Çok da şık.
 
Alt katta yılın diğer sürprizi ise Ural ve Royal Enfield markaları ve farklı seçenekleri idi.  Demek ki 60 yıl aynı motoru yaparsanız ve iflas etmezseniz bir şekilde kullanıcı bulabiliyorsunuz.  Motorlar çok farklı ve estetik olarak dikkat çekiciler.  Ural sepetli ve sepetin tekerine giden bir şaft ile 2 teker çekişli.  Ve fakat sepetli motor ile viraj almak ayrı bir teknik.  İstanbul’un kaotik trafiğinde bence tehlikeli.  Fiyatlar ise çok yüksek.  Elde ve sınırlı sayıda imal ediliyor olabilir.  Ama sonuçta eski teknoloji ürünler.  BMW R71’den esinlenen (2. Dünya savaşında Almanya’dan gizlice kaçırılarak!) üretilen makineler bunlar
https://en.wikipedia.org/wiki/IMZ-Ural           
   
Royal Enfield malum lisans ile Hindistan’da  1955 yılında üretime başlıyor.
http://royalenfield.com/aboutus/overview/
İngiltere deki ana firma zaman için iflas ediyor.  Ama Hindistan’da imalat devam ediyor.  Çok şık motorlar getirmişler fuara.  Ve elektrikli start, disk fren (!) gibi özellikleri de eklemişler.  Garajda şık duracak 2. Motor olabilirler.  Çok da farklı oldukları için sohbet başlatma özellikleri var. Ama klasik istiyorsanız bence yukarıda bahsettiğim markalara bakın ve güncel teknolojiye sahip motorları tercih edin.  Özellikle İstanbul trafiğinde frenajı ve amortisörleri en iyi motoru tercih edin derim.  İstanbul dışında daha sakin ve medeni trafiği olan yerlerde (Antalya İzmir ilk aklım gelen yerler) durum farklı olabilir.  Onu da anlayışla karşılarım.
 
Suzuki Doğan Holding ile fuarda idi.  Umarım bir atılım yaparlar.  İşleri zor. Ama bir yerden de başlamaları gerekli. 
 
KTM, geniş ürün gamı ile fuarda idi.  Ben daha çok 2 silindir seyahat makinelerine baktım.  1050’ye koydukları o ön amortisörler hiç olmamış diyerek başlamak isterim.  Whitepower amortisörlerin sahibi olan KTM neden adam gibi ayarlanabilir düzgün amortisörler koymaz anlamak mümkün değil.  1290’a kadar tüm adventure yada macera serisini sergilemişler.  Çantaları ve aksesuarları ile.  Genel olarak fiyatları pahalı.  Ama bunlar iyice düşünülüp alınacak ve uzun yıllar ve uzun seyahatler boyunca binilecek makineler.  Önce test edin derim.  Sonra da bütçe yapın niyetli iseniz.   İyi tarafı seçenek olarak KTM’de Türkiye pazarında aktif.  Biz enduro severler için iyi bir haber.
 
Yamaha bu sene XSR 700’ü tanıttı. Motor Retro ve MT07’de kullanılan makineye sahip.   XSR900’ü ise göremedim.  Zira stand ciddi kalabalık idi.  Tracer gene ilgi odağı, MT09’da.  Tenere bir çok Türk gezgin tarafından farklı coğrafyalarda kullanıldı.  Kendine bir hayran kitlesi de oluşturuyor. FJR balistik füzemiz de orada idi. Yalnız fiyatları ciddi artmış. Geçen seneki cazip fiyatlar kaybolmuş.
 
FERCO geniş bir standda Aprilia Vespa MotoGuzzi’yi tanıtıyordu.  Geniş bir ürün yelpazesi ile.  İlginç bir elektrikli bisiklet te vardı ama bilgi alacak kimseyi bulamadım.
 
Bu noktada bariz bir sorunu yazmak isterim.  Firmalar uzun bacaklı mankenler yerine standda ne sergilendiğini bilen elemanları istihdam etmeliler.  Bunları eğitmeli ve hazırlamalılar.  Zira ciddi para verdikleri fuarda gerçek meraklı potansiyel alıcıları ancak böyle yakalayabilirler.  Neticede sunulan ürünün teknolojisini tasarım kriterlerini anlatmalılar ki verim alsınlar.  Elindeki selfi çubuğu ile bu mankenler ile fotoğraf çektiren yurdum ergenlerinin müşterileri olduğunu ben pek sanmıyorum. 
 
ABD ‘li ve elektrikli motosiklet üreticisi ZERO CYCLES, Antalya’da organize olmuş. ’lı bayileri kanalı ile katılmış idi.
http://www.zeromotorcycles.com.tr/
Firma oldukça iddialı.  Ürünleri gere menzilleri gerekse güçleri çok iyi.  50 Beygirden başlıyor,  fakat esas olay tork değerleri 92NM!  Menzil ise en az 130km,  211km olan versiyonu da var.  Bunu ABD’de kullanan arkadaşım son derece memnun.  Sıfır emisyon, çok düşük şarj bedeli var, ve yıllık MTV YOK! Buna karşın şu an fiyatları 10.000EU’dan başlıyor.  Bu bayağı yüksek.  İlerde üretim adetleri yükselince fiyatlarda düşer ümidindeyim.  Kalabalık şehirlerde sıfır emisyon ile çok güzel bir alternatif.
Meraklısına Indian ve Victory fuarda idi.  Harley Davidson’ı göremedim.   Buna karşın kullanıcı adayı onlarca motosiklet grubu üyesi deri yelekleri ile fuarda idiler.  Belkide hedef kitlelerini bu fuarda görmüyorlar.
Haydi bu kadar yeter.  Tekeriniz düz bassın diyerek bitirelim.