Aylar: Nisan 2014

Bir Yolculuk Hikayesi "Sana Sarılırsam Korkma"

Yazar Fulvio Ervas bir baba oğlun yolculuk hikayesini yazmış.  Baba Franco Antonello, Oğlu Andrea  ile birlikte yaz tatilini fırsat bilip, Florida’ya uçar ve orada kiraladıkları Harley Davidson motosiklet ile Doğudan Batıya sürerler.  Motoru bırakır Mexika’ya uçar araba ile gezerler.  Madem geldik tam olsun der Guatemala, Belize, Panama, Kosta Rika ve Brezilya’ya da ayak basarlar.  Uzun bir yaz tatili olur anlayacağınız.

Buraya kadar ne var bunda parası ve zamanı olan herkes yapabilir denebilir.  Ama 18 yaşındaki Andrea Otizm hastasıdır.  3 yaşında teşhis konmuş geçen sürede aile Andrea’yı kazanmak uğruna her yolu denemiştir.  Franco doktorların onay vermemesine karşın oğlunu alır yolculuğa hazırlar eşin ve küçük oğlunu İtalya’da bırakıp yola çıkarlar.
Andrea’nın web sitesi;  http://www.andreaantonello.it/

Bu gerçek bir yolculuğun hikayesi.  Bir yerde yol hikayesini okuyor diğer yanda Franco’nun oğlu iletişime geçmek için gösterdiği çabayı takip ediyorsunuz.  Bilgisayar aracılığı yazışmalarını da kitaba eklemişler. Çok etkileyici.  Hele Andrea’nın “İyileşmek İstiyorum, çok yoruldum!” şeklinde yazılı ifadesi aslında her şeyin bilincinde olduğunu net ortaya koyuyor.  Aynı Andrea “Renkler benim duygularım, söyleyemediğim kelimelerim” diyor.

Los Angeles’tan Meksika’ya uçtukları kısımdan sonra izlenimler renkleniyor çok daha çarpıcı bir hal alıyor.  ABD tarafında ki tek düzelik bitiyor, renkler insanlar ve yer yer sert fakirlik başlıyor.  Yolda kendilerine el eden ve fakir bir klübede yaşayan ailenin önünde duruyorlar.  Sohbet derken içeri buyur ediliyorlar.  Evde çok zor şartlar altında yaşayan Otistik bir delikanlı Jorge ile tanışıyorlar.  Ve kitabın gelirleri Jorge’ye ev yapılmasına bağışlanıyor. Kitap 2012 yılında yazılmış, aynı yıl İtalya’da çok satanlar listesine girmiş.  Belkide bu sayede Jorge evine kavuşmuş.
Jorge çin bir EV

Kitabı Türkçe’ye tercüme eden Melda Eralp’ı tebrik etmek lazım.  Çok iyi bir iş çıkartmış, keyifle okunuyor.   O kadarki ben elimden bırakamadım.  
Sonuç:  Kitabı okumanızı tavsiye ederim, unutmayın bu merkezinde insan olan bir yolculuk hikayesi.

Reklamlar

BALKANLAR, Mustafa Balbay’dan Gezi ve İnceleme

Mustafa Balbay, Balkanlar’a farklı dönemlerde yaptığı gezilerden derledikleri ile bu kitabı hazırlamış.   İlk ön söz Şubat 1998 tarihli.   Yazar Eylül 2003 tarihli 3. basım için ek bir ön söz yazmış ve aradan geçen 3 yıl içinde olanları kısaca özetlemiş. Örneğin artık Yugoslavya yok, yerini Sırbistan Karadağ almış durumda. Günümüzde ise Sırbistan ve Karadağ ayrıldı ve 2 ayrı devlet oldular.  Kosovo’da ayrılmış durumda.
Benim elimdeki kitap ise 7. Baskı tarihi ise Şubat 2011. Görüldüğü üzere Balkanlar çok dinamik sürekli devinim halinde.

Kitaba geri dönersek, yazar en temel ulaşım araçları ile yaptığı seyahatinde, yerel insanlar ile olan görüşmelerini tarihi bilgiler ile harmanlayıp kaleme almış.  Hele Osmanlı döneminde olanlar ve bu toprakların (yaşayan yüz binlerce Türk’e rağmen) nasıl kaybedildiği yer yer işlenmiş.   Mesela “Sade suya Tirit elden gitti Girit!
 İlk kısımlarda birde yardımcısı var Balbay’ın Evliye Çelebi.  Coğrafyanın eski halini anlamak için Evliya Çelebi’den yapılan alıntılar hoş olmuş ama yer yer uzunca olmuş gibi geldi bana.

En son eski adı ile Yugoslavya’ya ayrılan kısım etkileyici.  Mesela Almanların daha bölünme söz konusu değilken Hırvatistan’ı tanıma konusunda bu kadar istekli olduklarını ben buradan öğrendim.  Çok da şaşırmadım.  Yıllar evvel Avusturya Slovenya sınırında binlerce sınır taşını üzerlerinde SLO ve AU yazan taşlarla alel acele değiştiren zihniyette bu.  “Böl ve Yönet”, hatta özelleştirmelerde satın al!

Kitap hakkında aşağıdaki linkteki görüşleri de sizinle paylaşıyorum.
http://www.gezijurnal.com/2010/07/sahaf/sahaf-balkanlar-mustafa-balbay/

Eğer Balkanlar ilgi alanınızda ve seyahat etmeyi sevdiğiniz (veya planladığınız) bir coğrafya ise, kitabı okumanızı tavsiye ederim.

TEDx Reset İstanbul’da idi

E-Mail kutuma düşen duyuru ile haberdar oldum.  Meşhur TED İstanbul’da üstelik evime çok yakın Maslak TİM’de organize ediliyordu.  Biletleri İnternet üzerinden aldım.  Cuma ve Cumartesi günü ailece gittik.

TED aşağıdaki sözcüklerin baş harflerinden üretilmiş;
Technology         Teknoloji
Entertainment      Eğlence
Design                Tasarım

http://www.ted.com/about/our-organization
Konferanslar serisi.  Yukarıdaki 3 başlık altında konuşmacılar söz alıyorlar.  Konuşma süresi sitelerinde 18 dakika olarak tanımlanmış.  Konuşmacılara para ödenmiyor.  Sponsorlar konuşmacı olamıyor.  Silah sigara kumar ve porno sektöründen sponsor kabul etmiyorlar!

TEDx serisi konferanslar ile ABD dışında ülkelerde düzenleniyor. Bu sene düzenlenen ise 5. si imiş.  Seminerin bende bıraktığı etkiler çok olumlu.   Hikayesi olan insanlar ve bunları dinleyen bilgiye zaman ve para harcayan bilinçli bir kitle bu şehirde yaşıyor.  (Seminere bilet alan 1.000 civarı izleyici vardı ki hiç bir ana akım medyada ben TEDx tanıtım haberi görmedim).  Diğer bir nokta ise günlük kısır gündemin dışında çok büyük bir dünya var.  Bunun ayrımına varıp yaşamak lazım.
Konuşmalar arasında verilen molalarda konuşmacılar ve diğer izleyiciler ile sohbet etmek çok keyifli ve detaylara inmek mümkün.
 
Peki nasıl izleyebilirsiniz?  Aşağıdaki link Türkiye’de 2014’de yapılacak konferansları sıralıyor.
TEDx 2014 Türkiye Programı

Peki bu güne kadar kimler Türkiye’de konuştu? Buna ilişkin link de aşağıda.  Semih Saygıner’in uzun ama ibret verici konuşması ile Aziz Kedi’nin dağınık ama çarpıcı konuşmalarını izleyin derim.
En Etkileyici 12 Türk TEDx konuşmacı

Tüm konuşmacıların kayıtları ise aşağıdaki linkte
TEDx RESET Konuşmacılar

Youtube erişimin engellendiği, Twitter’a baskı kurulan günümüz Türkiyesin’de  bu konuşmacıları dinlemek sanırım birbirimizi anlamaya çok faydalı olacak.   Özellikle yönetici konumundakilere tavsiye ederim.

"Better Place" oldu "Broken Place"

Max Chafkin isimli yazar fastcompany web sitesinde nefis bir makale yayınladı.
1 Milyar dolar yatırımdan sonra batan Better Place isimli firma hakkında. Firmanın iddiası 4 yıl içinde 100.000 elektrikli araç satmak ve bunun alt yapısını kurmak.  Baterileri robot kolu ile kısa sürede değiştirilebilecek araçlar ile rota sorunu (range anxiety) yaşamamak!

Satışa sunulan elektrikli araçlar size yabancı gelmeyecek.  Bursa fabrikasında üretilen Renault Fluence araçlar!  Ülkemizde de satışa sunulan Elektrikli Fluence’i test etmiş ve izlenimlerimi 23 Nisan 2013’de bu blogda paylaşmıştım.

Elektrikli Fluence test izlenimlerim

Kurucu Shai, dünyayı petrolden kurtaracağım derken firmasını kurtaramıyor!  Bu güzel fikiri daha iyi yönetilebilse güzel bir alternatif olurdu.

1 Milyar dolar verilerek edinilen tecrübeyi aşağıda bedava okuyabilirsiniz.

A Broken Place

Frankfurt, Bir şehir alt yapısı nasıl olur diye merak edenlere

Şehirde Tramvay var.  Ve toplu ulaşım araçlarına bisiklet ile binmek mümkün.  Millet bisiklet ile en yakın durağa kadar gidip devam ediyor.  Metro var.  Hava alanına 15 dakikada bir merkez istasyondan (hautbahnof) tren kalkıyor ve yolculuk 15 dakika kadar sürüyor.  Otobüs var, belli rotalarda otobüs çalışıyor.

Taksi var hatta bisiklet taksi var!

İşte bu yüzden 2.3 milyon nüfusu olan şehrin merkezinde yer alan devasa fuar merkezine ulaşım hiç sorun değil.  Özellikle araba kullanmanıza gerek yok!  Ve tüm bunlar otomotiv devi bir ülkede oluyor! Yani adamlar otomobil lobisi değil halkın sesine kulak veriyorlar.

50 ülkeden 2.300 firmanın katıldığı fuarı (light + building) 200.000 ‘e yakın ziyaretçi geziyor!  Bunların %44’ü de Almanya dışından geliyorlar.   Şehrin merkezinde trafiğin en çok sıkıştığı yer ise restoranlar!  Kapıda kuyruk var.

Düşünün şehrin alt yapısı 1 hafta için %10 artışa rahatlıkla cevap verebiliyor! Ve şehir bu fuar operasyonundan yüz milyonlarca euro gelir elde ediyor.    Ders almak lazım!

Detaylı bilgi için
Lighting. com

Messe Frankfurt Light+Building