Aylar: Mart 2014

Evet Fisker satıldı, alıcı Çin’li bir firma!

12 Ekim 2013 tarihinde yazmış idim:  Fisker satılıyor

Evet satılmış, ve alan bir Çin’li firma.  Eskinin kızıl komünist ülkesinde biriken sermaye bakın artık nelere kadir! Tam 149.2 Milyon amerikan doları karşılığı firmayı satın almışlar. 18 ay içinde üretimi ayağa kaldıracak ve 1.500 adet araç satacaklarmış.
Fisker hakkında wikipedia’dan bilgi

Fisker’in yeni sahibi:  Wanxiang_Group

Fisker’ın tasarımı çok agresif ve sportif.  Ve Türkiye’de bir şekilde satılıyor.  İstanbul’da bir sitenin garajında gördüğüm beyaz Fisker Karma bunun canlı kanıtı.
Fisker Türkiye distribütörü BD OTO

Araç çok güzel ama kusura bakmayın o logo olmamış kardeş.  Sanki arabanın tasarımı için çalışılırken unutulup son anda düşünülmüş gibi bir havası var.

Fisker Teknolojisi EV extender denen türden.  Araba 50 mil kadar akü ile gidiyor. Daha sonra ise yüksek verimli olduğu iddia edilen benzinli motor ve generatör devreye giriyor.  Yani araç mobil generatör aslında.  Bu hali ile sınırlı bir kullanım alanı ve ultra fiyatı ile (200.000EU +) dar bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor.  Detay bilgileri ise Fisker’in web sitesi ‘nde  bulabilirsiniz.

Reklamlar

2014 Motosiklet Fuarı – 2

İzlenimlere devam edelim

Honda
Geniş bir fuar bolca motor ve yoğun ziyaretçi kalabalığı güzeldi.  Ve fakat şu an benim ilgimi çeken hiç bir Honda yok! Dominator, XR650R, XR400R, Africa, Transalp gibi motorları bizlere veren Honda artık %100 asfalt makineler üretiyor.  Africa Twin’i öldürdüler, yetinmeyip Transalp’i de sonsuzluğa uğurladılar.  Yerlerine çıkan Crossrunner (test edip blogda yayınladım) Crostourer asla enduro motor değiller.  Beni heyecanlandırmıyorlar.
Honda Goldwing, yeni modeli F6B ve CTX1300’de orada idiler.  Ve fiyatları da cazip idi, (hele BMW ile kıyaslayınca).  10 sene daha yaşlanınca bu makinelere de bakabilirim diyor geçiyorum.
Racing serisi de orada idi.  Ama bu benim ilgi alanım da değil.
Malesef VFR1200 yoktu.  Artık Türkiye’ye getirilmiyor. Sebebini bilemiyorum ama sürücüsünü sıkmayan, performans ve sürüş konforu veren bu motor yurt dışında gayet güzel yoluna devam ediyor.

Suzuki
Blogu takip edenler hatırlayacaklar uzunca bir süre Suzuki DL1000 Vstrom kullandım. Bu fuarda yeni DL1000 tanıtıldı.  Oturma çok kısa bilgi alma şansım oldu.  En son 2004 yılında yenilenen ve 10 yıla yakın olduğu gibi bırakılan motor yenilenmiş!  Kasa, şasi ve mekanik aksamda yeniden tasarlanmış.  Oturum olarak ergonometrisi hele uzun boylular için çok iyi.  Öne rüzgarlık gaga vs yeni.  Fuarda söylenen yakıt tüketiminin 4.5lt/100km seviyelerine indirildiği idi. Ön jant 19″ ve  Islak ağırlığı 228 kg.  Bu veri Supertenere (265 kg), CrossTourer (275 kg), Tiger 1200 (259 kg) ağırlık değerlerinden çok aşağıda 1200GS (229kg) ile başabaş durumda.  Asfalt ağırlıklı uzun yol makinesi görüntüsünde.  Fiyatı 42.500 gibi bir rakam söylediler. Bu fiyat diğer Japon üreticiler ile aynı seviyede (BMW için ise yorum aşağıda). Alabildiğim bilgiler bu kadar.  Webden ve testlerden araştırma yaparak detayları bulabilirsiniz.  Test etmeden daha fazla yorum yapmam imkansız.  Ama söylemek istediğim Suzuki’nin çok geç kaldığıdır.  9 sene nerede ise aynı makineyi üretip birden piyasaya çıkarmak bakalım nasıl tepki alacak kullanıcılardan?  Eski kasayı 60.000km kullanmış bir sürücü olarak benim beklentim, daha iyi frenler, amortisörler olur idi.  Eğer bunları sağlamış üstüne de benzin tüketimi iddia ettikleri değerlere indirmişler ise şansları var.  Bekleyelim ve görelim.  
Bunun dışında Suzuki racing makineler ve tabiki Hayabusa ilgi odağı idiler.

BMW
BMW ürün gamı sürekli yenileniyor ve teknik olarak çok rekabetçi konumdalar. Avrupa’da satışları gayet iyi.  Su soğutmalı GS ile de iyi iş yapıyorlar dünyada. Modelleri kısaca özetleyebilirim ama fiyatlar çok yukarıda.  F800GS 48.300TL liste fiyatına sahip. R1200GS 71.000TL’den başlıyor.  Tur motorları R1200RT 87.000, K1600GT ise 99.000’den başlayan fiyatlara sahip.  Perşembe günü standları nispeten sakindi. Belki bu fiyatlar buna sebeptir.
Teknik olarak bakarsak, ciddi bir ürün zenginliği ile Borusan fuara katılmış.  Her zamanki gibi derli toplu ve seviyeli bir sunum alanı hazırlamışlar.  Yeni ama eski RNINET farklı aksesuarlı tipleri ile orada idi.  Bu cafe racer, naked tipi makinede yeni motor bloğu var.  Ama çizgileri ve yapısı klasik.  Ön çatal paralever vs değil bildiğimiz amortisörler var. Klasik olmaya aday bir motor gibi duruyor.  Ama fiyatı 63.000TL!   Sanırım artan kur ve ve devamlı bindirilen  vergiler ile bu noktaya geldiler.  BMW Almanya ile de görüşüp bir şeyler yaparlar düşüncesindeyim.

KTM

Turuncu dev 1190 ADV ağırlıklı olarak fuarda idi.  990ADV’nin üretimden kaldırıldığını burada öğrendim.  Eğer 1LT (1.000cc) gerçek enduro motor istiyorsanız gidip 2. el temiz bir makine alın.  Bence klasmanında tek enduro kendisidir.
11900ADV farklı özelliklerde üretiliyor. Ön jant 19″ veya 21″ olabiliyor,  ön amortisörler elektronik veya el ile kumandalı olabiliyor.  Makinesi çok güçlü 150HP!  Tecrübe gerektiren ama uzun yola çok yatkın bir motor.  Henüz test etmedim, kullananlar genelde memnunlar.  Frenlerinin de iyi olduğunu ifade ettiler ki 150HP makine için bu elzem bir durum.
990SMT yani Super Moto da standda idi. 114HP motoru ve dik oturuşu ile çok güzel!
Bunun dışında Spormoto’da fuara iyi hazırlanmış, farklı modeller standlarında idi.  Cumartesi günü de son Dakar’ı da kazanan Marc Coma’yı getirdiler.  Tebrik ediyorum kendilerini!

Aprilia

Ferco motor fuara şık bir stand ile katılmış ve Aprilia’nın faklı modellerini de getirmişler.  Bunlar bizim şartlarımız çok uygun makineler.  Yeni Caponord, Dorsoduro, Shiver (750), Mana (otomatik vites) uygun fiyatları ile yerlerini almışlar.  Bu motorların hepsi kolay kullanım ergonometrisine sahipler.  Yolda test etmediğim için daha fazla yorum yapmam şu an imkansız.
Bunun dışında RSVmille ve bunun çıplağı TUONO’da fuarda idi.

Motoguzzi ise tek modeli ile V7Racer ile orada idi.  Paslanmaz çelik benzin deposu retro çizgileri ile çok şıktı.  Norge ve Stelvio’yu da getirmelerini isterdim.

Touratech
Bilgili ekipleri, ürünlerinin monte edildiği farklı model ve marka motosikletler ile üst katta idiler.  Geçen sene de benzeri bir standları vardı.  Bolca cd ve TÜRKÇE katalog dağıttılar.  Yetkililer bilgili ve sorulan sorulara net cevaplar almanız mümkün.  Fiyatlar ise EU ve ucuz değil.

Son olarak alt katta her zaman olduğu gibi satışta yapan firmalar vardı.  Çok fazla çeşit vardı diyemem.  Ne enteresandır ki Rukka, Schubert, Dainese, Arai, Shoei gibi markaların kendileri veya direkt ithalatçıları yoktu. Ürünlerinin teknik özelliklerini geniş kitlelere anlatabilecekleri bu fuara katılmadılar. Olay tamamen fiyat indirim ve taksit miktarına bağlanmış gidiyor.  Bu firmaların hiç değilse merkezden gelip katılıp ürünlerini anlatmalarında fayda var.  Aksi takdirde 500EU fiyatla adetli mont veya kask satmayı beklemeleri çok da gerçekçi değil.

Gene alt katta kevlar takviyeli pantalon üreten ve satan Bahadır İmrehan bir yandan mal yetiştirmeye çalışıyor bir yandan da teknik sorulara cevap veriyordu.  Sattığı malı ve özelliklerini bilen bir yetkili ile konuşmak biz kullanıcılar için nimet.  Bedenim kalmadığı için test edemedim ama Kızıltoprak’taki dükkanlarına kısa sürede gidip bakacağım.  Ürünleri kaliteli, satanlar işini biliyor ve Türk malı olduğu için bol modelleri var.
TECH 90

Evet yukarıdakiler beni dikkatimi çeken ve ilgi alanıma giren ürün ve firmalar hakkındaki görüşlerimdir.  Son olarak başarılı bir fuar organizasyonu daha geride kaldı.  Umarım 2014’de daha çok motorizeyi yollarda görürüz.

2014 Euroasya Motosiklet Fuarı -1

Bu sene Peşembe yani açıldığı gün fuarı gezdim.   Sanırım yıllardır ilk kez bunu yapıyorum ve şiddetle tavsiye ederim. Cumartesi günü yaşanan mahşeri kalabalık yoktu, standlarda bilgi almak daha kolaydı.

Fuar güzel organize olmuş. Üst katta ana markalar, altta satışta yapılan standlar ve yan tarafta akrobasi yapılan kapalı alan güzel konumlanmış.  Aşağı kata iniş ve çıkışları izdihamı engellemek için ayırmışlar iyi de olmuş.

Evet çok kalabalık değildi, ama hafta arası ilk gün olmasına rağmen sürekli artan bir kalabalık söz konusu idi. Daha çok ilgimi çeken standları arkadaşlar ile gezdim.  İşte kısa izlenimlerim;

Korlas Ducati Triumph ve MV Agusta son derece zengin motosiklet çeşitleri ile orada idiler.  Ducati’yi pas geçip Triumph’a baktık.  Firma ciddi bir atılım içinde ve modelleri ile iddialı.  3 silindirli makinelerin marifetlerini diğer firmalarda (Yamaha, MV Augusta) ürünleri ile takdir ediyorlar.  Tiger 800 ve 1200 çok güzel motorlar.  Haki renkli 1200 en göz alıcı olandı.  1 tane Trophy vardı, ön cam kazaya kurban gitmiş. BMWR1200RT’nin ciddi rakibi fiyatı ise daha ucuz.  Scrambler nefis aksesuarları (egzos kamuflaj renkler far vs) hep göz alıcı.  Benim gördüğüm (ve ilgilendiğim) speed triple tek eksikti.

MV agusta ise naked ve race modelleri ile ayrı ve müstesna bir kısımda idi.  Yalnız yeni çıkardıkları 3 silindirli Turismo Veloce isimli tur makineleri yoktu.  Detayları için aşağıdaki linke bakabilirsiniz.
MV Agusta Turismo Veloce

Yamaha, bir çok modelini yenilemiş ve üşenmeyip fuara da getirmiş. Kimler yoktu ki; MT09, MT07, yenilenmiş Super Tenere ve FJR1300ABS en öne çıkanlar.  MT09 hakkında daha öncede yazmıştım.  Rizoma elcikler, ufak rüzgarlık ve 25.400TL (Aksesuarsız) fiyatı ile bu sene çok iş yapar. Niyetiniz varsa elinizi çabuk tutun.

Yada durun ve okumaya devam edin; MT07, 2 silindirli 75HP, 180kg ağırlığı ile oldukça başarılı.  Yakında test edebilmeyi ümit ediyorum.  Eğer MT09’un verdiği güce ihtiyacınız yoksa iyi bir seçim olabilir.  Fiyatı ABS’li olan model için 19.500TL.

Eğer Naked değil daha bir yol yapan motor istiyorsanız 2 model daha var ve bunlardan ilki yenilenen SuperTenere.  Amortisörler elektronik ayarlı olmuş,  göstergelerin yerini komple digital bir display almış, gücü de biraz artmış.  Daha önce test edip yazmış idim.  Ergonomisi çok iyi, motora hakimsiniz ve uzun yola hazırsınız.  Fiyatı 3 yıl öncesine göre biraz artmış. Normali 44.500, E versiyonu ise 47.500.    Uzun süreli kullanacağınız ve uzun yola gideceğiniz arada bozuk yolda yapacağınız şaftlı ve kaliteli bir makine düşünüyorsanız ST1200 çok iyi bir seçim.

Burada bir parantez açalım,  eğer rota daha bozuk yollar ise ve hafif motor olsun diyorsanız 22.000TL (ABS li 23.400) Tenere 660’a mutlaka bakın.  Büyük deposu tam dolu iken 208kg ağırlığı olan motoru daha önce kullanıp yazmış idim. Aslında şehir için hafif ve atak olması avantaj. XT660 ile aynı motoru kullanıyor ve yedek parça sorunu olacağını da zannetmiyorum.  Alternatifi olan KTM690 kadar hard enduro değil.  Ama fiyatı çok makul ve daha sağlam bir makinesi var.  Bence solo gezen, şehir içi de kullanan seçtiği rotalar daha bozuk olan motorizeler için hesaplı seçim bu.

Şimdi burada duralım.  Standın en sağ tarafında arkada FJR1300’e dikkatinizi çekmek istiyorum.  Bir sürü özelliği ve 4 silindirli canavar bir motoru olan FJR1300ABS 52.000TL gibi bence çok rekabetçi bir rakamla satılıyor.  Mesela artçı ile uzun bir Avrupa turu için bu ideal bir makine.  Asla tecrübesiz kullanıcılar için değil.  146 Beygir gücünde, tam dolu 292 kg olan kıtalar arası balistik bir füzeden bahsediyoruz.  Alınıp uzun yıllar zevkle binilecek problemsiz keyifli bir motor.  Kullanan arkadaşlarımdan hep övgü duyduğum FJR ağırlıkla otoban asfalt kullanım için tasarlanmış (gerçi Bolu Yedigöllere çamurlu yollarda giden tanıdığım da var).  Bence olgun ve kıymetini bilen uzun yol yapmaya zamanı (ve parası) olan sürücüler için tasarlanmış.

Arada Diversion ve Phaser’larda görücüye çıkmışlardı. Bir tek Vmax’i göremedim.  Tabi bir çok Scooter’da orada idi.

Yamaha dersine çok iyi çalışmış ve bizlere bir çok modelini getirip sunmak için olanaklarını zorlamış.  Eminim bu onlara ticari başarı olarak geri dönecektir.

Bugünlük bu kadar, Honda, KTM ve Suzuki izlenimleri ise az sonra.